Blog

Uzman Görüşleri

Aileler ve bakıcılar için hazırlanan en güncel bilgiler ve tavsiyeler.

Hepimiz Yaşlanacağız

Hepimiz Yaşlanacağız

Yaşlılık?Yaşlılık, insanoğlunun belirlenen yaşam beklentisine yaklaşan ya da onu aşan yaşları ifade eder ve bu nedenle de insanın yaşam döngüsünün doğal sonudur.Yaşlılık ta bebeklik, çocukluk, ergenlik gibi insan yaşamının bir evresi. Ancak bakıma muhtaç evrelerden biri. Doğarken ve ölürken kimse yalnız olmak istemez ve yaratılış gereği de muhtacız.Her insanın yaşlılık evresi tabii ki farklı ve istisnalar tabii ki bulunmakta ancak bazen yürüme zorluğu çeken, denge problemi yaşayan ya da Demans, Alzheimer gibi halk dilinde bunama olarak ta bilinen hastalıklarla uğraş veren yaşlılarımız da var. Ya da sadece evinde bir ses isteyen, ev işlerinde desteğe ihtiyacı olan…Peki ne yapmalı?Empati kurarak onları anlamaya çalışmalıyız. Mümkün oldukça onlara zaman ayırıp psikolojik ve fizyolojik yaralarını iyileştirmek adına bir el olmalıyız. Onlar bu dönemlerinde genellikle yanlarında onlara destek olup, bir hayat enerjisi olacak kahramanlara ihtiyaç duyarlar. Sizin de onlar için bir yardıma ihtiyacınız varsa işte tam da bu noktada size yardımcı olmak için burada olduğumuzu ve en az sizin kadar seçici olduğumuzu belirtmek isteriz.Yaşlı BakımıYaşlı bakımı kolay bir konu gibi görünse de aslında en zor bakımlardan biri. Büyük sabır ve şefkat gerektiriyor öncelikle. Bazen hem yaşlarının getirdiği hem de hastalıklarının etkisiyle biraz huysuz ya da mutsuz olabilir yaşlılarımız, ama onları mutlu edip yüzünde bir tebessüm oluşturacak birileri daima vardır. Biz de bu konuda güvenilir ve tecrübeli personellerimizle size yardımcı olmak isteriz. Yaşlı bakımı hakkında ayrıntılı bilgi için çekinmeden bizleri arayabilirsiniz.

Devamını Oku
Hasta Yakınlarının Yaşadığı Psikolojik Problemler

Hasta Yakınlarının Yaşadığı Psikolojik Problemler

FELÇLİ HASTA YAKINLARININ YAŞADIĞI PSİKOLOJİK PROBLEMLERSağlık bakanlığının verilerine göre Türkiye’de her yıl 125 bin beyin felci vakası yaşanıyor. Bununla birlikte kazalarda, ya da beyin hasarlarında kısmi felçlerin sayısı da az değil.Felçli hastaların bakımı ağır olmakla beraber yapılan yanlış tedavi ya da müdahaleler sonucu bakımın zorluğu gittikçe artmaktadır. O yüzden aileler bakımla alakalı bilgi ve eğitim almak zorundadırlar. Bu eğitimler hem onların bu süreci psikolojik olarak rahat geçirmesi için önemlidir hem de hastayı yıpratmayacakları için önemlidir.Ama en sağlıklı bakım eğitimli ve deneyimli hasta bakıcılar tarafından olacaktır.Peki hasta yakınları bu süreçte psikolojik olarak nasıl etkileniyor?SinirlilikDepresyonKorkuUyku bozukluğuAnksiyeteİştah değişikliğiHayal kırıklığıGeleceğe karşı ümitsizlikBu gibi semptomların oluşmaması için;Bakımı yapacak olan kişi, tam gün hayattan soyutlanarak bu işi üzerine almamalıdır. Hayatın olumsuzluklardan ibaret olmadığını ve bu hastalığın ondan hayatın bütün lezzetlerini almaması gerektiğini hatırlatacak aktivitelerde bulunmalıdır.Hastada oluşacak herhangi bir olumsuzluk ya da ilerlemede kendini suçlu hissetmemelidir. O iyi bakamadığı için hasta daha kötü olduğu hissine kapılmamalıdır.Arada bakım ve terapi eğitimlerine katılmalıdır. Hem profesyonel bakım için hem de ruh sağlığını korumak için.Kendini iyi hissetmeyen başkasına iyilik yapamaz. Başkasına iyilik yapmak ve hayat vermek için sadece hayat enerjisi ile dolu olmak yeterlidir. Çünkü hal dili her dilde kendini ifade edecektir.Bu yüzden önce kendi ruh sağlığımız sonra sorumluluklarımız…

Devamını Oku
Yaşlıların Yaş Aldıkça Gelişen Psikososyal Sorunları

Yaşlıların Yaş Aldıkça Gelişen Psikososyal Sorunları

Yaşı ilerledikçe olgunlaşan ve hayat deneyimi konusunda daha bilgili hale gelen insanlar etrafında gördüğü hataları düzeltme ve diğer hayatlara müdahale etme gibi davranışlar sergilerler. Bu davranışlar da aile içi veya sosyal ortamlarda aldıkları tepki ile alamadıkları beklentiler doğrultusunda bazı psikolojik sorunları ortaya çıkarır.İlerleyen yaşlarla beraber ortaya çıkan bazı sorunlara bakalım;Yaş ilerledikçe ortaya çıkan ilgi ve alaka görme isteğinden kaynaklı hastalık hastalığıKendi ihtiyaçlarını ve hizmetini kendisinin göremediği durumlarda başkasına muhtaç olma duygusundan kaynaklanan alınganlık ve yanlızlık korkusuEmeklilik sürecinden sonra meşguliyet azalmasından kaynaklanan etrafa otorite kurma ve müdahale etmeAile içerisinde herhangi bir konuda sürekli çatışma halinde olmaktan kaynaklanan anlaşılamadığını düşünme, kırgınlıklar, ani duygu iniş çıkışları olarak beliren duygu durum bozukluklarıBu tarz problemlerin en büyük kaynağı hayatın içinde olmak, iç-dış aktivitelere katılmak, hobilerle uğraşmak ya da oyalanabileceği aynı zamanda da zevk alabileceği bir işle hayatını idame ettirmeye çalışmak yerine HAYATI SEYRETMEKTİR.Çünkü emeklilik ve yaşlılık hiçbir şey yapmadan kenara çekilip oturulacak bir dönem değildir. Aksine biriktirdikleri bütün deneyimlerini ve değerlerini dolu dolu hayata yerleştirme ve uygulama, huzura erme, ektiklerini biçmenin tadına varma dönemidir.Eğer hayatınızda bu tarz problemler yaşıyorsanız siz değerli büyükler, etrafın size olan bakım ve hizmetlerini, saygı ve hürmetlerini ölçüp tartmak ve sürekli analiz yapmak yerine pencerenin öbür tarafından bakmayı deneyebilirsiniz.Belki bu pencerenin manzarası çok daha güzel yerlere bakıyordur. Kim bilir…

Devamını Oku
Alzheimer Hastalarına Bakım Farkı

Alzheimer Hastalarına Bakım Farkı

Alzheimer hastalığı zaman ilerledikçe bilişsel durumun geriye gittiği bir beyin hastalığıdır. Dolayısıyla ilk teşhis konduktan sonra sürekli egzersizlerle ilerlemeye direnç göstermenin önemi büyüktür. Fakat bu yazımızda ne tür egzersizlerin iyi geldiğini ya da ilerlememesi için neler yapılabileceği ile alakalı bilgiler vermek yerine bilinçli bakımın önemini vurgulayacağız.Bir hastalıkla uğraşmak ilk evreden son evreye kadar ciddi sabır isteyen bir iştir. Çünkü ilk başlarda olayın verdiği üzüntü ve şaşkınlık merhamet ve acıma duygusunun etkisiyle çok farklı boyutlarda olurken zamanla hastalığın kötüye gitmesi bakan insanın duygu durumunda değişikliklere sebebiyet veriyor. Bu değişiklikler;Günlük hayatı zorlaştırmaEve veya hastaya bağlı kalma zorunda olmaSürekli hasta biriyle yaşamaktan dolayı depresif belirtiler taşıma gibi durumlar olabiliyor.Bu yüzden bir hastaya bakan yakını ve bakıcısı arasındaki farkı göstermek istiyoruz.YAKINI BAKTIĞI DURUMLARDABu tarz durumlarla çok karşılaşmadığı için hastaya ve hastalığa karşı yanlış müdahalelerde bulunabilir.Başka sorumlulukları da olduğu için hastayı ihmal veya göz ardı edebilir.Aradaki duygusal bağ yüzünden hasta yanında isyanlar ve serzenişlerde bulunarak hastayı olumsuz yönde etkileyebilir.Hastayla bir geçmişi bulunduğundan hastanın Alzheimer hastalığının verdiği etkiyle yaptığı yanlış anımsama ya da silinmelerle alakalı arada kırıcı davranışlar olabilir.Hastalığın sürekli ilerlemesinden kaynaklı yakının hayata karşı depresif bakması ve hastayı moral olarak sürekli aşağıya çekmesi gibi durumlar yaşanabilir.PROFESYONEL HASTA BAKICILARIN BAKTIĞI DURUMLARDABakıcılarımız birçok evde bakım gerektiren hastalıklarda tecrübe edindikleri için hangi hastalıklarda hangi durumlar ortaya çıkarsa ne gibi yaklaşımlarda bulunulur çok iyi bilirler.Tek sorumluluğu hastanız olduğu için gözünü bir an bile ondan ayırmayacaktır dolayısıyla hastanızın herhangi bir ihmalden dolayı başına kötü bir olay gelmeyecektir.Görevi hastanın bakımıyla birlikte onun moral ve motivasyonunu da ayakta tutmaya çalışmak olduğu için hastanız bu süreci olabildiğince duygusal inişler yaşamadan geçirecektir.Hastanızla bakıcımız arasında duygusal bir bağ olmadığı için hastanın yaptığı hiçbir olumsuz davranış çok uç sınırlarda olmadığı sürece bakıcımızı rahatsız ya da rencide etmeyecek aksine idare ederek hoş tutmaya çalışacaktır.Alzheimer hastalığında en önemli şey ilgi olmakla beraber yaşa ve hastalığın evresine bağlı egzersiz, aktivite, anlatılanı aktif dinleme ve diyalog olduğu için bunu 24 saat en iyi bir bakıcı yapacaktır.

Devamını Oku
Demanslı Hastalara Nasıl Davranmalıyız ?

Demanslı Hastalara Nasıl Davranmalıyız ?

Demanslı hasta bakımında öncelikle demansın derecesi önemlidir. Hastanın yaşı, öyküsü, fiziksel, biyolojik ve psikolojik durumunun da önemli olduğu gibi. Ama bunların yanında takip etmeyi atlamamanız gereken en önemli şey demansın derecesi ve boyutudur.Aşağıda demanslı bireylere nasıl yaklaşmanızla alakalı birkaç bilgi sunacağız:Özellikle hafif ve orta dereceli demanslarda hastanın bakımı mutlaka evde yapılmalıdır. Çünkü bir yaşlıyı sürekli olarak hastaneye yatırmak ya da yaşlı evinde yatmasını sağlamak hastalığının artmasına ve var olan yetilerin hızla kaybolmasına sebebiyet verecektir.Mümkünse bilindik ve sürekliliği olan bir çevrede yaşamını sürdürmelidir. Çünkü yaşam dönemindeki çevresel değişikliklere adapte olmada zorluk yaşayacaklarından hastalıkla alakalı olumsuzluklara sebebiyet verebilir.Hastanın bakımını yapacak olan kişi hastanın yaşadığı ortamda güvenli çevre koşulları oluşturmalıdır. Bu hastalar yerinde duramayabilir kazaya sebebiyet verecek durumlar ortadan kaldırılmalıdır.Hasta konuşmakta ve kendini ifade etmekte zorlanabilir bu yüzden sürekli yanlış kullandığı kelimeleri düzeltmeye çalışılmamalı bu kendisini kötü hissetmesinden başka bir işe yaramayacaktır.Çatışmalardan kaçının. Hatta çatışmaya yol açacak durumlarda dikkati başka yöne çekmeye çalışın ve özenli bir biçimde yapın bunu. Çünkü mantıklı anlaşmaları anlayamayacaklardır.Tüm bu eksikliklerine rağmen saygılı ve onurlu davranma ve erişkin olarak ciddiye alınma hakları olduğunu da unutmayalım.Son olarak onların dünyasına girmeyi deneyin. Çünkü hiçbir demanslı hayatta yaptıkları hatalar ya da kendi seçimlerinden dolayı demanslı olmadı. Ve hiç kimsenin demanslı olmayacağının garantisi yok. Bu yüzden birçoğunun yaşlı ve hasta olduğu demanslı bireylerin bakımlarını yaparken psikolojik ve ruhi hassasiyetlerini ve doyumlarını da göz ardı etmemenizi tavsiye ederim.

Devamını Oku
Huzurevi ve Hüzünevi

Huzurevi ve Hüzünevi

Huzurevi kavramı, yaşlıların bakıma muhtaç hale gelmelerinden kaynaklı, aile ve arkadaş çevrelerinde yaşanan sosyal sorunlarını çözmek amacıyla oluşturulmuştur. Aile içinde yaşanan çatışmalar, bakım ve hastalıklarla alakalı maddi-manevi yetersiz olmaları onları bu alternatife itmiştir. Böylece kentsel yaşamın bir gereği haline gelmiştir. İlgili bakanlıklarca açılan huzurevlerinin esas amacı yaşlıların geri kalan yaşamlarını huzurlu ve mutlu geçirmeyi sağlamaktır.Ancak bakıma muhtaç teyze ve amcalarımızla diyaloğa girdiğimizde huzurevinin onlar için hüzünevine dönüşebildiğini görüyoruz. İlk zamanlar oraya ümitle gidiyorlar. Yaşadıkları sıkıntılardan kurtulacaklarını güzel arkadaşlıklar edinebileceklerini ve hayata tekrar bağlanacaklarını ümit ediyorlar ama bir süre sonra kendilerini eksik hissetmeye başlıyorlar. Torunlarını özlüyor, dışarda vakit geçirmek istiyor, kalabalık ve mutlu aile sofralarının içinde hayal ediyorlar kendilerini.Birçok Avrupa ülkesiyle kıyasladığımızda bizim huzurevlerimizde çalışan personellerimizin örf adetlerimiz, büyüğe saygı, sevgi ve hürmet duygularıyla yetişmiş olması açısından çok yüksek farklar olduğunu biliyoruz. Teknik olarak bakıldığında kendi bakımını sağlayamayan günlük yaşamını sürdürmekte zorlanan yaşlılarımız için huzurevi bir alternatif olarak düşünülse de vicdani olarak buna çok da normal bakamayacağımı belirtmek isterim.Çünkü huzurevine bıraktığımız yaşlılarımız bir zamanlar yanlarından ayrılmadığımız eteğine yapıştığımız anne babalarımız.Onlar bir ömürlerini bizim ayağımızın altına sererken, bizim için yaşarken bakıma muhtaç haline gelen yaşlılarımıza bakmak bize yükümlülük olarak gelmemeli.Evet bizi aşan ağır durumlar olabilir ama onları bir binada yaşamaya bırakmak ve sınırlı insanlarla iletişim kuracakları bir ortamda yaşamak zorunda bırakmak yerine ona sevgi, saygı ve hürmetle bakabilecek, tecrübeli ve deneyimli birçok bakım hizmeti veren emin ellere emanet etmek çok daha iyi olacaktır.Böylelikle yanlızlığa terkedilmiş duygusunu hissetmeyecek ve sizinle, aile ortamından, hayattan dışlanmadan, soyutlanmadan fiziksel, biyolojik ve psikolojik yaşadığı birçok hastalıkla başa çıkabilmeyi çok daha rahat başaracaktır.

Devamını Oku
Yaşlılarda Ölüm Korkusu

Yaşlılarda Ölüm Korkusu

YAŞLILARDA ÖLÜM KORKUSUNUN NEDENLERİ VE GETİRDİKLERİÖlüm, hayatın acı gerçeği olarak bilinse de birçok durumda ölümü ister hale gelinebildiğine de şahit olanlarımız vardır. Küçükten büyüğe herkes ölümü duyar, bilir, kullanır ama hiç kimse tam anlamıyla kendine yakıştıramaz.Yaşımız ilerledikçe ise yavaş yavaş yolun sonuna doğru gidiyor olmak, sona yaklaştıkça bizde bazı korkulara sebebiyet verir. Bu işin sırasının olmadığını herkes bilir ama artık 70’li yaşlar, 80’ler, 90’lar derken kaçınılmaz sona geldiği duygusu ortaya çıkarır bu korkuyu. İnsan hep bilmediğinden korkar ya. Ölüm de öyledir işte bilmediği için korkar insan.Genç insanlarla yaşlı insanların ölüm korkusu kaygı düzeyleri aynı değildir. Çünkü gençler aktiftir, yapacakları çok şey vardır. Hayalleri onları hayata bağlar. Ama yaşlılar birçok şeyi yapmıştır. Birçok adrenalinin tadına bakmış ya da ulaşmak istediği çoğu şeye giden yolu onlarca kez denemiştir. Hayattan beklentisinin kalmaması tetikleyici sebep olmakla beraber ölüm korkusunu tetikleyen en büyük sebepler şunlar olmuştur;Çocukların büyümesi, hayatlarını kurması, evden tek tek gitmesi, hatta üstüne de eşlerden birinin vefat etmiş olması, yaşanan mutsuzluklar ve YANLIZLAŞMA.Aslında çoğu psikolojik hastalık ve rahatsızlıkların altında hep yalnız kalınmışlık vardır. Hayat sizi bir şekilde yanlızlığa itiyorsa, sizi bu durumda bırakmak istemeyen evde yaşlı bakım hizmetleri veren, yaşlılara değer veren anlayışla çalışan yerlerden yaşlı bakım desteği alabilirsiniz.Böylelikle evde bir ses, bir hareket size hayatın hala devam ettiğini hatırlatacak ve sizin yalnız olmadığınızı size gösterecektir.Çünkü bazen dışardan bir el sıcacık gelir ve hayatınızda donan bütün duygularınızı bir anda ısıtabilir.Önemli olan ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımızdır. O yüzden kaliteli insanlarla, kaliteli zamanlar geçirmeniz dileğiyle.

Devamını Oku
Hemşirelik Hizmetleri

Hemşirelik Hizmetleri

Hemşirelik Hizmetleri Yönetmeliğinin belirlediği yöntem, hedef, nizam, yönetmelik ve ölçüler doğrultusunda hemşirelik bakımının sağlanması, geliştirilmesi hizmetlerinin yönetimi ve denetimini sağlayan kişidir.Hastanın bakımını yaparken, insanların teneffüs, beslenme, ifna gibi temel ihtiyaçlarını dikkate alır. İlaç teminini sağlamak, iğne yapıp serum takmak, bandajlama ve tansiyon ile vücut ısısını ölçmek Hemşirelik Hizmetleri vazifelerinin arasındadır.Hemşirelik Hizmetinin sorumluluk alanlarını 4 ana başlık altında toplamamız mümkündür.Birinci İşlevi: Bireye, aileye ya da topluma koruyucu, geliştirici, tedavi ve rehabilite edici amaçlar ile hizmetlerin götürülmesi ve bu hizmetlerin yönetiminin sağlanmasına yardımcı olmak.İkinci İşlevi:  Hastalar veya hizmet sunumu yapılanlar ile birlikte sağlık personelinin eğitiminin sağlanması.Üçüncü İşlevi: Görev alanında sağlık bakımı ekibi içerisin de etkin bir şekilde rol almak.Dördüncü İşlevi: Gerek eleştirel düşünce gerekse araştırmalar yolu ile hemşirelik uygulamalarının geliştirilmesinin sağlanması.Hemşirelik eğitimi alan kişiler hemşirelik hizmetini hasta, sağlıklı, yaşlı, genç, zengin, fakir tüm insanların bulunduğu her ortamda ve alanda hizmet verme zorunlulukları bulunmaktadır. Kişilerin ruhsal ve bedensel olarak bu mesleğe hazır olması sonrasında da hemşirelik eğitiminin gerekliliklerini yerine getirmesi, hem kendi gelişimi hem de hizmet vereceği hastalar için oldukça önemlidir.Hemşire, eğitim sırasında kendine gösterilen ve öğretilen bilgileri uygulama sırasında hatasız yapmak zorundadır. İnsan sağlığının ele alındığı bir alanda hemşirelik hizmeti veren personellerin sağlık durumlarının korunması açısından da oldukça önemlidir.İnsan kaynakları sektöründe 2006 yılından bu yana İstanbul’da hizmet veren ve bu hizmeti yeni markası altına taşıyan Kalite İnsan Kaynakları, siz değerli müşterilerimize İŞKUR güvencesiyle Hemşirelik Hizmetleri portföyündeki güvenilir, tecrübeli ve işinde uzman hemşirelerimiz ile hizmet vermekteyiz.

Devamını Oku
Serviks Kanser

Serviks Kanser

SERVİKS (RAHİM AĞZI) KANSERİ HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLERJinekolojik kanser türleri arasında yer alan serviks yani halk arasında bilinen adı ile rahim ağzı kanserinin günümüzde görülme sıklığı giderek artmaktadır. Yapılan bilinçlendirme kampanyalarına, erkan tarama tekniklerine rağmen hastaların yalnızca %45’ne erken teşhis konulabilmektedir. Bunun nedeni ise, çoğu kadının rahim ağzı kanser belirtilerini ciddiye almaması, gerekli aşılamaları ve kontrolleri yaptırmamasıdır.Rahim ağzı kanseri nedir?Serviks, rahim boynunun diğer ismidir. Rahim içinde yer alan bu güçlü kas doğum sırasında bebeğin dışarı çıkışını sağlar. Serviks’in iç bölgesinde hücre tipinde bir tabaka bulunmaktadır. Çoğunlukla HPV virüsü nedeni ile bu hücrelerde gerçekleşen bozulma sebebiyle rahim ağzı kanseri meydana gelmektedir.Rahim ağzı kanseri ile ilgili bilmeniz gerekenler:Serviks kanser erken teşhis ile önlenebilir ve tedavi edilebilir bir kanser türüdür.Hastalığa neden olan risk faktörleri arasında en yaygın olanı HPV virüsüdür. HPV cinsel yolla bulaşabilen, rahim içinde enfeksiyonlara, yaralara ve siğillere neden olan, ilerleyen dönemde ise kanser oluşmasına etki eden bir virüstür.Hastalığa neden olan diğer faktörler ise; sigara kullanmak, düşük bağışıklık sistemi, çok fazla sayıda doğum yapmak, uzun süreli doğum kontrol hapı kullanmak, erken yaşta cinsel deneyim yaşamaktır.Rahim ağzı kanseri oluşmadan önlenebilecek bir hastalıktır. Bu nedenle serviks taramalar yaptırmak, rahim içinden örnek alınarak düzenli olarak bu bölgedeki hücre yapısını kontrol ettirmek oldukça önemlidir.Son yıllarda HPV virüsünü ve rahim ağzı kanserini önleyen aşılar bulunmuştur. Yapılan bilinçlendirme kampanyaları ile bilinir hale getirilmeye çalışılan rahim ağzı kanser aşısı hastalığın önlenmesi açısından oldukça önemli bir yer tutmaktadır.Özellikle cinsel hayatı başlamış olan kadınların her yıl düzenli olarak rahim ağzı kanser taraması yaptırması gerekmektedir. Bu test rahim içerisindeki hücre yapılarını kontrol eder. Bir anormallik olması durumunda ya da ileride kanser olma riskiniz var ise erken dönem tedavisi ve koruması uygulanır. Bu da hastalığın ortaya çıkışını büyük ölçüde engellemektedir.Rahim ağzı kanser belirtileri şu şekildedir; adet döneminde bozulma ya da adet dönemi dışında kanamalar, cinsel ilişki sırasında ya da sonrasında anormal olan kanamalar, kötü kokulu vajinal akıntı, cinsel ilişki sırasında ya da sonrasında hissedilen şiddetli ağrı, menopoz döneminde kanama. Eğer bu belirtilerden bir ya da birkaçına sahipseniz mutlaka bir uzmana görünmelisiniz.Rahim ağzı kanserinde görülen belirtilerin bir çoğu vajinal başka rahatsızlıklarda da görülebilmektedir. Bu noktada önemli olan belirtileri fark ettiğiniz anda mutlaka bir uzmana danışmanız gerektiğidir.Hastalığın tedavisi rahim ağzı kanserinin bulunduğu evreye göre farklılık gösterebiliyor. Tedavi şekilleri, cerrahi ya da radyoterapi olarak 2 ana başlıkta toplanabilir. Erken evrede olan kanserde cerrahi müdahale tercih edilirken ileri dönemlerde ise radyoterapik müdahale tercih edilmektedir.Hastalıktan korunmak için HPV virüsü aşısı yaptırmak, düzenli olarak Smear testi ya da HPV virüs taraması yaptırmak, cinsel yönden aktif iseniz mutlaka korunarak ilişkiye girmeniz, cinsel ilişkide tek eşli olmanız oldukça önemlidir.

Devamını Oku
1 2 3 4 5 6 7 8 9
Bakıcı Talebi

Size En Uygun
Bakıcıyı Birlikte
Bulalım

İhtiyaçlarınızı bizimle paylaşın, size özel en uygun adayları kısa sürede sunalım.

Hemen Ara Randevu Al