Blog

Uzman Görüşleri

Aileler ve bakıcılar için hazırlanan en güncel bilgiler ve tavsiyeler.

Filipinli Bakıcılarla İlgili Bilinmeyenler

Filipinli Bakıcılarla İlgili Bilinmeyenler

İş hayatı bazen bebeğimizle veyahut çocuğumuzla daha az vakit geçirmemize neden olabiliyor. Bu durumda bir yardımcı almak bize büyük bir destek oluyor. Canımızı emanet edeceğimiz bakıcı adayının ise çocuğumuz için iyi bir aday olmasına emin olmamız gerekir. Türkiye’de birçok uyruktan bakıcı adayları mevcut. Ancak içlerinde dünya bazında da en ön plana çıkan Filipinli bakıcı adaylarıdır. Bunun ise birçok sebebi mevcuttur.Neden Filipinli Adayları Tercih Etmeliyiz?GüvenilirlikKendi çocuklarını ve ailesini geride bırakarak başka bir ülkeye taşınmış Filipinli bakıcılarımız, gurbette bir sıcaklık ararlar. Buldukları sıcaklık elbette dünyanın en masum canlıları olan bebekler ve çocuklardır. Kendi çocuklarına olan özlemlerini, bakmakta sorumlu oldukları bebekler ve çocuklarla doldurmaya çalışırlar. Bu durum kendileriyle, baktıkları bebekler ve çocuklar arasında derin bir bağ oluşturur ve işlerini severek yaparlar. İşini severek yaptıklarından büyük bir özveriyle ve disiplinle çalışırlar. Çocuklarınızı rahatlıkla emanet edeceğiniz adaylar olarak karşımıza çıkarlar.Yabancı DilOkuldaki gramer yoğunluklu İngilizce eğitimi çocuğunuzun yabancı dile adapte olma konusunda yeterli olmayabilir. Ancak ana dili kadar İngilizceyi iyi bilen Filipinli adaylarımız, çocuklarınıza küçüklükten verilmesi gereken yabancı dil eğitimini sağlamak konusunda en iyi tercihiniz olacaktır. Çocuklarınıza bakıcılık yaparken aynı zamanda çocuğunuzla sürekli İngilizce konuşarak, çocuğunuzun İngilizce ‘ye kulak doygunluğu sağlar. Küçüklüğünden beri İngilizce konuşan bakıcı ile büyümüş çocuğunuz ileride İngilizceyi çok daha hızlı adapte olacak ve en az kendi dili kadar iyi bilmiş olacaktır.TecrübeBüyük çoğunluğunun çocuk bakımı konusunda tecrübeleri mevcuttur. Çoğu daha önce Hong Kong’da, Dubai’de ve daha birçok ülkede çocuk bakımı konusunda tecrübe edinmişlerdir. Bunun yanı sıra Filipinli adaylarımızın çoğu da eğitimlidirler. Eğitimli olmaları onlara bir çocuğa davranırken ne çocuğun sadece isteklerini yerine getirmeyi ne de çocuğa sadece emir veren bir öğretmen gibi davranılmaması konusundaki ince noktayı kavratmıştır. Hepsi oturma izinlidir ve Avrupa’ya ya da yurt dışındaki başka ülkelere seyahatinizde kolaylıkla size eşlik edecek adaylardır.Çocuğunuza gözü gibi bakacak kalifiyeli, eğitimli, tecrübeli ve merhamet duygusunu barındıran Filipinli çocuk bakıcısı adaylarımız için bizimle iletişime geçin.

Devamını Oku
Stresliyken Emzirmeyin

Stresliyken Emzirmeyin

Bebeğinizin şüphesiz ki en temel ihtiyacı anne sütü. Emzirme dönemi dediğimiz dönem ise anne sütünü nasıl alacağı, hangi şart ve koşullarda besleneceği konusunda önem arz etmekte. Görüyoruz ki bazı anneler sadece karnını doyurmak ve beslenme ihtiyacını gidermek amacıyla emzirirken bazıları da bebeğiyle çok daha değerli anlar ve duygular paylaşarak emziriyor.Bebeğinizin bakımı kadar ona hissettirdikleriniz de bu sürecin zor veya kolay atlatılmasında önemli rol alır.Size bir danışanımdan bahsetmek istiyorum. Çocuğu şu an 3.5 yaşında olan danışanım çocuğunun gelişimsel sürecini anlatırken çocuğunun çok huysuz olduğundan ve sürekli ağladığından bahsetti. Her zaman problem ve sorun çıkarıp ağlama krizine girecek bir şeyler bulduğundan da. Sonra bu problemlerin hepsinin emzirme dönemini tamamlamalarıyla sona erdiğini, asıl problemin çocukta değil onda olduğunu fark ettiğini şu cümlelerle anlattı;‘’ Kızım dünyaya geldikten sonra eşimle aşılmaz problemler yaşıyorduk. Ailelerimizden dolayı ciddi çatışmalarımız ve tartışmalarımız olmaya başlamıştı. Eşim benim yeni doğum yaptığımı unutmuş gibiydi, lohusalık döneminin önemini kimseye anlatamıyordum. Yaşadıklarımı, hissettiklerimi kimseyle paylaşamazken bir de üstüne herkes asıl problemli benmişim gibi davranıyordu. İnsanların bana dikkatli ve hassas davranmaya çalışmamasını hazmedemiyordum. Üzerine bir de eşimin tavır ve davranışları eklenince depresyona girmiştim. Sürekli ağlıyordum. Zaten kavga ediyorduk. Bebeğimin bakımını sadece vazife olarak rutine bağlamıştım. Sabah kalk emzir, altını değiştir, mamasını ver, uyut yine emzir derken büyüdükçe onun problemleri ağlama krizleri ve zorlukları da sıkıntılı hayatıma eklendi. En son yardım almaya karar verdim çünkü çok çaresizdim. Ve yardım aldıkça kendime geldim, sakinledim, bebeğimle huzurlu zamanlar geçirmeye çalıştım. Diğer insanları değiştiremeyeceğim için kendimi bana zarar verenlerden soyutlamaya başladım. Bu süreçte kızım büyümüştü ve 2 yaşına gelmişti artık yavaş yavaş emzirme dönemini de tamamlamalıydım. Ben emzirmeyi azalttıkça kızımın da sakinlediğini farkettim. Bunun sebebini sizden öğrendiğimde ise çok üzüldüm. İstemeden kızımı kendi ellerimle bu hale getirmiştim. Şimdi sizden isteğim kızımın bu durumdan dolayı bilinçaltında kötü hatıraların kalmaması. Şimdi de kızım için buradayım.’’Evet sizin de okuduğunuz gibi, mutsuz anne mutsuz bebek demek.Danışanım çocuğunu emzirirken bütün yaşadıklarını minicik bebeğine geçirdiğinin farkında bile değildi. Anne ile bebeğin bütünleştiği o değerli anları sıkıntı aktarmak olarak yaşıyorlardı.Siz ne kadar rahat, soğukkanlı ve huzurlu olursanız bebeğiniz de o kadar rahat olacaktır.Eğer artık anneyseniz, hayatınızdaki en büyük sorumluluğunuz evladınız olacaktır. Duygu ve düşüncelerinizi, hislerinizi hatta istediklerinizi bile bundan sonra süzgeçten geçirmek zorunda olduğunuz bir hayat sizi bekliyor demektir.

Devamını Oku
Yabancı Uyruklu Bakıcılar Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Yabancı Uyruklu Bakıcılar Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Yabancı bakım ararken dediğiniz yerde  güvenilir bakım hizmeti  ile çalışmak ve profesyonel danışmanlık hizmeti almak istiyorsanız Kalite İnsan Kaynakları olarak geniş eleman portföyümüz ile size kaliteli hizmet sunmak bir telefon kadar yakınız.İşkur’a bağlı danışmanlık şirketi olarak tamamen yasal bir şekilde hizmet sunma şirketimizde ailelerimizin dağılımları ve ayrıntıları bizim ayrıntılı inceleme ayrıntılarıdır.Yabancı bebek bakıcısı, yabancı hasta bakıcısı, yabancı çocuk bakıcısı, yabancı oyun ablası  gibi alanda tedavi gören, referanslı, güvenilir ve adaylarımızı sizin kriterlerinize uygun bir şekilde inceleyerek, ihtiyacınıza en güzel şekilde cevaplandırılmışız adayları sizlere sunuyoruz.buradaki ki annemiz, babamız, hayatta kalanlar ve değerli varlıklarımız. Emanet eşyalarınız yabancı bakıcılar konusunda kendimizi sizin yerinize yapıyor, en memnun kalacağınız şekilde hizmet uygulamaları çalışıyoruz.Yabancı Çocuk Bakıcısı ArıyorumYatılı yabancı çocuk bakıcısı, gündüzlü yabancı çocuk bakıcısı, yatılı yabancı bebek bakıcısı, gündüzlü yabancı bebek bakıcısı, Filipinli çocuk bakıcısı, Filipinli bebek bakıcısı, çocuk bakıcısı, bebek bakıcısı, İngilizce bilen çocuk bakıcısı, İngilizce bilen bebek bakıcısı gibi taleplerinizi karşılayabilmek için  öncelikle kriterleri dinleyip sizi anlayarak işinize başlıyor ve sizin için en uygun olup olmadığını araştırıp güvenilir adayları incelemenize sunuyoruz.Yabancı Hasta Bakıcı ArıyorumHastalarımızın özenli ve titiz bir şekilde bakıma hizmet ettiği alanda deneyim ve bilgili, sohbet ve güler yüzlü güler yüzlü hasta bakıcı adaylarımız sizler için en iyi hizmet vermek amacıyla portföyümüzde yer almaktadır. Yatılı yabancı hasta bakıcıları, gündüzlü yabancı hasta bakıcıları, yabancı yatalak hasta bakıcılarımız ister evde ister evde hasta bakım hizmeti uygulamaları uygun adaylarımızdır.Yabancı Yaşlı Bakıcısı ArıyorumAnneniz, babanız, anneanneniz, babaanneniz, dedeleriniz için onlara eşlik edecek, kişisel bakımlarında ve ev işlerinde yardımcı olacak yabancı yaşlı bakımlarına zaman zaman ihtiyaç duyabilirsiniz. Yabancı  yaşlı bakıcıların  kadınlarına saygıyla sevgiyle ve profesyonel bir şekilde yardımcı olacak, onların hayatlarında üyelerinde devam edecek adaylarla çalışmak istiyorlar ve çalışmak istiyorlar. Bu noktada sizlere en memnun kalacağınız hizmeti verebilmek için  yatılı yabancı yaşlı bakıcıları, gündüzlü yabancı yaşlı bakıcıları adaylarımızı sizlerle tanıştırmaya hazırız.

Devamını Oku
Disleksi Nedir?

Disleksi Nedir?

Disleksi, bir öğrenme bozukluğudur. Bu bir hastalık değildir. Aksine normal veya üstün zekalı insanlarda bile ortaya çıkabilir. Okuma yazma ve dil problemleri sıkıntıları yaşarlar. Psikolojide buna disleksi, diskalkuli ve disgrafi denir.BELİRTİLERİCümle kurarken doğru sözcüğü bulamamaDüşüncelerini kağıda aktarmada güçlükBir metni okurken kelime ve cümleler üstüste binmesi, kelime atlamasıBirşeyi hem dinleyip hem not alamamaBir şey dinlerken arkaplandaki sesin rahatsız etmesiTelefon numaralarını karıştırma, çarpım tablosu ezberlemede güçlükÇok çabuk yolu kaybetmeZaman ve mekan kavramının karıştırılması vb gibiBu tarz belirtilerin hepsi olabileceği gibi bazılarının görülmesi de mümkündür. Bunlar disleksi çeşidine göre sosyal hayatı yada okul başarısını etkileyebilir. Bu yüzden çocuğunuz da bir şeylerin yolunda gitmediğini düşünüyorsanız ya da okulda bir türlü başaramadığı bi ders varsa  bu belirtileri bi gözden geçirin derim .YAKLAŞIM TARZIMIZ NASIL OLMALI?Disleksi teşhisi konulan çocuklarımızı yetiştirirken bazı konulara dikkat etmeliyiz. Mesela diskalkuli teşhisi konan bir çocukta matematik öğrenme güçlüğü var demektir. Eğer siz ısrarla matematikte algılayamadığı, takıldığı bir yerde durursanız bu çocukta yetersizlik hissi uyandırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. O yüzden;GÖRSEL ALGILAMA SIKINTISI YAŞAYANLARA; hafıza oyunları, eşleştirme oyunları, sınıflandırma oyunları, renklerine ayırma ya da iki farkı bulma gibi oyunlar oynatabilirsiniz.İŞİTSEL ALGILAMA SIKINTISI YAŞAYANLARA; cümle tamamlama oyunları, gözler kapalı halde kaç kere el çırptım, kaç kere zıpladım gibi oyunlar oynanabilir.BUNLARIN DIŞINDA; 3 – 4 komut ard arda vermemelisiniz (çoraplarını çıkar, makineye at, içine deterjan koy, 50 derecede çalıştır gibi). En fazla 2 komut peş peşe verebilirsiniz. Ellerini yıka ve ışığı söndür gibi.Son olarak çocuğunuz bu sıkıntısını belli bir yaşa kadar bilmemelidir. Çünkü gelişime en açık ve müsait olduğu zamanları yetersizlik duygularıyla ve bunun doğurduğu özgüven eksikliğiyle geçirmemelidir. Çünkü çocuğunuz küçük yaşlarda bu problemin üstesinden rahatlıkla gelebilir.Unutmayın Einstein, Walt Disney, Tom Cruise, Edison’ a da disleksi teşhisi konmuştur.

Devamını Oku
Subliminal Mesajlar ve Çocuğunuz

Subliminal Mesajlar ve Çocuğunuz

25.kare olarak da bilinen subliminal mesajlar genellikle kitle iletişim araçları kullanılarak hayatımıza belli hedefler doğrultusunda sızdırılmış ve yerleştirilmiştir. Bazı ticari firmalar masumane amaçlar için kullansalar da birçok kurum, kuruluş ve yapıt incelendiğinde birçoğunun ahlaki değer ve psikolojiyi bozma amaçlı yapıldığını görmekteyiz.Örneğin bazı içecek firmalarının sinema karelerine gözle görülüp fark edilemeyecek kadar hızlı yerleştirilen patlamış mısır ye kola iç yazıları beyinde bu yiyecek ve içeceklere karşı bir istendik komut oluşturur ve bu komut ancak onların tedarik edilmesiyle durur. Burada amaç o yiyecek ve içeceklerin satışlarının artırılmasıdır.Ama, çocuklarınızın tehlike altında olduğunu söylemek zorunda olduğumuz bir konu var ki o da subliminal mesajların çizgi filmler, bilgisayar oyunları gibi bilinçaltına siber saldırıyla maruz bırakılması durumudur. Bu durum hipnotik bir süreç içerisinde çok hızlı yansıtmalarla bilinçaltına yerleştirilme olarak açıklanabilir.Ortaya çıkan kötü etkileri ise;SaldırganlıkKorkuŞiddete eğilimCinsel dürtülerin artmasıKötü alışkanlıklara meyilBağımlılıkBunlar sadece en yaygın etkileri, intihara kadar giden hatta dini inançları yok etme ya da sapık inanışlara yönlendirme amaçlı şarkılar ve programlar da mevcut.Bu yüzden çocuk eğitiminde çocuklarınızı yalnız bırakmayın. Onların teknoloji adına kullandıkları her aleti bilmeli, deşarj olma adına geçirdikleri her teknolojik dakikayı kontrol altında tutmalı, aynı zamanda da onda olumsuz etkilerin farkında olup en kısa sürede bu etkiyi ortadan kaldırmalısınız.Bu kadar yoğun ilgi ve alakayı gösterecek vaktiniz yoksa, mutlaka yardım almalısınız. Bu bebek bakıcısı, çocuklarınıza yardımcı abla ya da evde bakım hizmetlerini yapacak yardımcı bir bayan olabilir. Güvendiğiniz birine bu hassasiyeti kazandırarak çocuğunuzu sevgiyle takip etmesini sağlamalısınız.

Devamını Oku
Yeni Doğanlar İçin Önemli 5 Madde

Yeni Doğanlar İçin Önemli 5 Madde

İlk bebeğini kucağına almayı bekleyen annelerin içini rahatlatıp işini kolaylaştıracak 5 bilgi paylaşacağız. Bu bilgilerle bebeğinizin bakımını daha rahat yapacak ve emin adımlarla onu büyüteceksiniz.1. BEBEĞİNİZ AĞLADIĞINDA PANİK OLMAYINBebeğinizin her ağlaması sizde eyvah şimdi ne yapmam gerekiyor sinyalleri uyandırmamalı. Normal ve sağlıklı bir bebek 4 durumda ağlar. Ya karnı acıkmıştır emmek ister ya altı pistir temizlensin ister ya canı sıkılmıştır pozisyonunun değişmesini ister ya da uykusu gelmiştir uyku moduna geçmek için sizi ister.2. MUTLAKA GÖRÜNTÜLÜ BİR BEBEK TELSİZİ ALINBebek telsizi bence bebek bakımını kolaylaştıran en önemli aletlerden biri. Çünkü bir annenin özgür olduğu tek an bebeğinin uyuduğu andır. Anne bu süre zarfında başka odada uyuyabilir, arkadaşlarıyla çay kahve içebilir, mutfakta yemek yapabilir ya da kendine vakit ayırır. Ama aklında hep ya üstünü açtıysa ya tükürüğü boğazına kaçarsa ya uyanır da ben duymazsam gibi sorular döner durur. O yüzden görüntülü bir telsiz çok işinize yarayacaktır.3. AŞIRI KORUMACI OLMAYINBazı anneler bebeklerini dışarı çıkarmaz, insanlara çıkarmaz, babasına bile müdahale eder. Bu tarz annelerden olmayın. 40’ı çıktıktan sonra siz de dışarı çıkın. Bunu deneyimlemiş ve Kasım’da doğan oğlumu Aralık ayında dışarı çıkarmaya başlamış bir anne olarak yazıyorum. Havanın durumu sizi çok endişelendirmesin. Oksijen almasını sağlayın. Hijyene dikkat ettikten sonra çocuğunuzu heryere götürebilirsiniz. Siz ne kadar korumacı olursanız o kadar kısıtlayıcı olursunuz. Ve çocuğunuz büyüdükçe kısıtlamalarınızdan kurtulmak için sizden uzaklaşmak isteyebilir. Bu yüzden doz önemli.4. BEBEĞİNİZİ PROGRAMLAMAYINŞu saatte emzirmeliyim, daha 2 saat olmadı şu an emziremem. Eyvah uyku saati geldi hemen uyumalı gibi sürekli bir yönetici gibi daha dünyaya yeni gelmiş minik yavrunuza yoğun iş planı uygulamayın lütfen. Bırakın acıkınca emsin, uykusu gelince uyusun. Sakin olun zamanla hepsi düzene girecektir. Düzene girmesi gereken zaman da gelecektir. Sabrınızı dağıtmayın çünkü ilerde çok ihtiyacınız olacak.5. İÇGÜDÜLERİNİZİ DİNLEYİNEtrafınızda bebeğinizin bakımıyla alakalı size ne yapmanız ya da yapmamanız gerektiğini söyleyecek onlarca insan olacak. Hepsine kulaklarınızı kapatın ve çıkmaza girdiğinizde alın bebeğinizi kucağınıza ve ona bakın. O an içinizden hangisi doğru geliyorsa onu yapın. Çünkü anne yüreği her şeyin en doğrusuna karar verecektir.Bebeğinizi sağlıkla büyütmenizi diler, bakıcı ihtiyaçlarınız için her daim burada olduğumuzu unutmamanızı isteriz.

Devamını Oku
Ergenlik Dönemi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Ergenlik Dönemi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

ERGENİM KİŞİLİĞİMİ ARIYORUMErgenlik döneminin, birçok ailenin kâbusu haline dönüştüğüne hepimiz şahit oluyoruz. Aileler melek gibi yavrularının bir anda hırçın, asi, vurdumduymaz ve tuhaf varlıklara dönüştüğünü gördükçe paniğe kapılıyorlar, nasıl davranacaklarını bilmiyorlar ve olanlar bu panik durumundan sonra oluyor.Aile içi çatışmalar, çocuklarda özgüven eksiklikleri, aile bağlarından kopma, evde güç ve otorite savaşı, aileye karşı güven problemi, derslerde başarısızlık, aileye tepki, isyan, madde kullanımı, sigaraya başlama derken felaket…PEKİ NE YAPACAĞIZ, NASIL DAVRANMALIYIZ?Öncelikle çocuğunuzla yaşadığınız olay ne kadar zor olursa olsun, üstesinden gelemeyeceğinizi ve ne yapacağınızı bilmediğinizi hissettirmeyin.Çocuğunuz her öfkelendiğinde siz de ona öfkeyle tepki vermeyin, çünkü bu sadece güç savaşına dönmekten başka hiçbir işe yaramaz. Bırakın bağırsın çağırsın, kırsın döksün, sakinleşsin sonra güzel bir üslupla önce tartışma konusuyla alakalı duruma açıklık getirin, sonra verdiği tepkiyle ve öfkelendiğinde kendisini nasıl kontrol etmesiyle alakalı öğütler verin.Giyim, kuşam ve tarz konusunda çok değişik imajlar oluşturacaktır. ‘’Şu hale bak palyaço gibi olmuşsun ‘’gibi eleştirilerde bulunmayın çünkü sizin palyaço dediğiniz değişim arkadaş ortamında ‘’ooo çok tarz olmuşsun’’a dönüşüyor. Ve çocuk sizi değil arkadaşlarını dikkate almayı tercih ediyor. Ve aranızda güvensizlik oluşuyor. Aile yapınıza ve kendi değerlerinize zıt giden bir durum değilse çok müdahale etmeyin çünkü geçici bir durum ama diğer türlüyse mutlaka üslubunuza dikkat etmeli ve probleminizi çocuğunuzla başbaşa çözmeyi denemelisiniz aile içinde ortalıkta çözmek yerine.Son olarak ergenlerde sık karşılaştığımız bir sakarlık durumu var. Vücutlarındaki organlar hızla büyümeye başladıkları için, bedenlerini tam anlamıyla kontrol etmeyi yeni yeni öğreniyorlar ve bu değişime yeni yeni alışıyorlar. Bu yüzden farkında olmadan çokça sakarlık yapıyorlar. Ergenlerin bu dönemde en hassas oldukları duygu rezil olma korkusudur. Bu sakarlıklar onları kendi dünyalarında rezil oldukları düşüncesine iter. Ve aileler her sakarlık sonrası o durumu’ ’Bir şeyi de düşürme’’, ‘’Kaç yaşına geldin bi yürümeyi öğrenemedin’’ gibi cümlelerle pekiştirirse bu çocuğunuzda aynı zamanda özgüven eksikliğine sebebiyet verecektir.Bu yüzden çocuğunuzun hangi aşamalardan geçtiğinin farkında olun. Delikanlılık dönemi dediğimiz dönemdeki kanı deli olma dönemi bu dönem. O yüzden biraz sabır, biraz metanet, biraz da soğukkanlılık.

Devamını Oku
Çocuğum mu Başarısız Ben mi?

Çocuğum mu Başarısız Ben mi?

Hemen hemen hepimizin evinde yaş farklılıkları olsa da okul çağında en az bir çocuk var. Kimi çocuklar başarılı, kimileri anne-babalarının iteklemeleri ile başarılı, kimileri de ne yaparsanız yapın başarısız.Başarıyı etkileyen etmenler var tabiki bunlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir;Teknik Sıkıntılar:Mental eksikliklerDikkat dağınıklıklarıÖğrenme bozukluklarıSosyal Sıkıntılar:Sosyal beceri kuramamışlıktan kaynaklı derse odaklanamama durumuUlaşımın uzak olmasından doğan yorgunluk ve halsizlikYeme bozuklukları ( çok aç olma ya da çok tok olma)Rahat kıyafetler yerine sıkışık veya gereğinden fazla giyinmeBu tarz sıkıntılar kolay bir şekilde giderilebilir ve başarısızlık eğer bu nedenlerden oluşuyorsa çok rahat başarıya dönüştürülebilir. Teknik sıkıntıları psikologlarla gerekli uygulamaları yaparak, sosyal sıkıntıları da tespit ettikten sonra gerekeni yaparak giderebilirsiniz. Yalnız; yukarıda yazmayan sıkıntıların haricinde başarısızlık sebeplerinden belki de en önemlisini belirtmek isteriz.Lise son sınıf öğrencilerde gördüğümüz çok acı bir durum var. Bu çocukların %90’ı ailelerine yük olduklarını ve bi an önce para kazanmaları gerektiğini düşünüyorlar. Evet, %90 çok büyük bir oran. Bu çocukların böyle düşünmelerinin sebebi tabi ki biz ailelerin cümlelerimizi süzgeçlerimizden geçirmeden çıkardığımız sitemlerimiz yüzünden.“Bu yıl ne yap ne et kazan!”“O kadar dershaneye gidiyorsun, koleje gidiyorsun”“Bak baban gecelere kadar ter döküyor senin için”“Seneye benden sana yardım yok, yazın çalışır paranı kazanır dersanene gidersin”Buna benzer size birebir şahit olduğumuz onlarca cümle yazabiliriz. Bi düşünsenize bu yaş grubu ortalama 18 yaşında ve tam ergenlik döneminde. Ve hayatının en önemli dönüm noktasında yaşadığı birçok gel-gitleri var. Vücudu çok hızlı bir değişime giriyor biyolojik olarak ona ayak uydurmak istiyor ama SINAV VAR. Aile içinde kabul görülmek, değer verilmek, söz sahibi olmak istiyor ama karşılaştığı hep aynı cümle SENİN SINAVIN VAR BUNLARA KAFA YORMA. Vücudunda anlam veremediği enerjiyi dışa vurmak istiyor ve spora yüzmeye gitmek istiyor ama aldığı cevap SINAV VAR BU YIL OLMAZ!Evet, sınav var ama sınav çocuğunuzun zihnindeki sizden önemli değil. Sınav bir şekilde kazanılır ama o yıl çocuğunuza verdiğiniz zararı bir daha toparlamanız çok zor olacaktır. Çocuklarımıza da hata yapma payı vermeliyiz ve bu süreci birçok kaygıyla, tehditle, korkuyla ya da şantajla geçirmeleri yerine onlara verdiğimiz sevgiyle, onları rahatlatmak için kurduğumuz cümlelerle, sosyalleşmesi ve arkadaşlarıyla KALİTELİ zaman geçirmesine olanak tanımanızla, anlayışla, arada onu alıp doğayla küçük kaçamaklar yaptırarak geçirmeliyiz.Unutmayın ki, tehdit, sitem, acıtasyon başarı getirmez inat getirir. Başarıyı sadece empati ve çocuğunuzun derdiyle dertlenme, onun yanında onunla el ele, omuz omuza olma getirir.

Devamını Oku
Çocuklarda Hafife Alınan Duygular

Çocuklarda Hafife Alınan Duygular

Birçok anne babanın çocuk eğitiminde atladıklarını gördüğümüz bir durum var son zamanlarda. Bunu çok farkında olarak yapmıyorlar, hatta yüzleştiklerinde ne kadar acımasız davrandıklarını onlarda kabul ediyor. Hatta her şeyin farkına vardıklarında çok da üzülüyorlar.Neyden mi bahsediyoruz?Çocuklarının duygularını, hislerini abartılı bulmalarından. Hassas olduğu noktaları önemsememelerinden. Acılarını umursamamalarından. Bazı huy ve karakteristik özelliklerine karşı gereken ilgiyi göstermemelerinden.Çocuk dediğimize bakmayın. Çocuktan kastım 0-6 yaş arası değil buna 12 yaş, hatta 18 yaş da dahil.Mesela, sürekli hasta olan bir çocuk, annesine başım ağrıyor, karnım ağrıyor, bacağım ağrıyor, halim yok dediğinde annesi yine başladın, bişeyi de abartma, ilacını iç geçer gibi onu değersiz hissettiren cümleler kuruyor. Ya da birşey olmaz geçer gibi. Aslında belki saysak 30 sn. bile sürmeyecek olan bir ilgi ile bu sıkıntıyı halledebilecekken, ya da ona üzüldüğünü ve onun canının yanmasının onu üzdüğünü, ona yardım etmek istediğini belirten cümleler kurarak bu işi bitirebilecekken, bakın nelere sebebiyet veriyoruz;Bu durum, çocukta farkında olmadan bir yara açıyor. Bu yara bencilliğe ve kendini düşünmeye odaklandırıyor. Onu evde düşünen yok. Kendince kendini aciz hissettiğinde yani en zor zamanında yanında kimse yoktu diye düşünerek;’’Kimsenin kendinden başka yardımcısı yok. Ayakta durmam lazım ve bunun için her şeyden önce BEN önemliyim’’ demeye başlıyor. Çünkü olay artık karın ağrısı ve baş ağrısından çıkmış, hayatta ve ayakta kalma mücadelesine dönüşmüştür onun için.2. Diğer bir durum ise bu duygunun acımasızlık duygusuna dönüşmesi. Yani evde başka bir birey hasta olduğunda çocuk da aynı şeyi yapıyor ben o kadar hasta oldum kimse ilgilenmedi çeksinler şimdi gibi. Kendince intikam almaya çalışıyor. Merhamet, yardım etme gibi duyguların yerini acımasızlık ve bedel ödeme duyguları alıyor.Bir örnek daha vererek somutlaştıralım. Çocuğunuz evde herhangi bir nesneden, doktordan veya bir arkadaşından korkuyor. O anda yapmak istemediği bir davranışın sebebini korkuyorum diye açıkladığında biz:‘’Ne var bunda korkacak, korkarsan, yapmazsan sana şu cezayı veririm ‘’gibi onu korkutan şeyin sebebini anlamak yerine, hemen duygularını hafife alıyoruz. Hatta bazen farkında olmadan aşağılıyoruz bile. Ama yine unutuyoruz, çocuğumuz hisleri olan bir birey. Verdiğimiz tepkilerin hepsini kaydedip kafasında bir anne profili oluşturuyor. Baba profili oluşturuyor. Ve bize not veriyor. Anne – babalığımıza not veriyor. Sevgimize, saygımıza, değer duygumuza.Çocuklarımızı büyütürken sürekli problemler yaşıyoruz ama çocuklar bizim problem çözme becerilerimizi hep not ediyor ve kaydediyor. Ona göre onları yetiştirme tarzlarımızı eleştiriyorlar.Bu durumu çocuklarla konuştuğumuzda şunu fark ediyoruz. Anne babalarımızın birçoğunun hayattaki en önemli hedefi çocuklarının okul başarısı. Yani çocuk okulda çok başarılıysa yaptığı her kusur görmezden geliniyor. Bu olayları abartmaları, korkuları, endişeleri bi anda ilgilenilmesi gereken bi konu oluyor. Çünkü akademik başarılarını etkileyebilir.Ama okul başarısı ile alakalı sıkıntı yaşanıyorsa, aile bütün dertleri topluyor, yuvarlak kocaman bir kar topu yapıp çocuğa atıyor. Zaten okulda da başarısızsın. Bişeyi de büyütme, biraz kendin hallet koca kız oldun. Kocaman adamsın her şeyi de biz mi yapalım gibi.Çocuklarımız değerlidir. Başarılı da olsalar, başarısız da. Abartsalar da büyütseler de. Onlar geleceğin tohumları, gelecek olan toplumun minik ön izlemeleridir. O yüzden hiçbir duyguyu hafife almayın, eğer hafife alınmak istemiyorsanız.

Devamını Oku
1 2 ... 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17
Bakıcı Talebi

Size En Uygun
Bakıcıyı Birlikte
Bulalım

İhtiyaçlarınızı bizimle paylaşın, size özel en uygun adayları kısa sürede sunalım.

Hemen Ara Randevu Al