Blog

Uzman Görüşleri

Aileler ve bakıcılar için hazırlanan en güncel bilgiler ve tavsiyeler.

Anne Baba Olmadan Önce Yapmanız Gerekenleri Listeliyoruz

Anne Baba Olmadan Önce Yapmanız Gerekenleri Listeliyoruz

Anne-baba olmak oldukça keyifli, heyecan verici bir yolculuktur. 9 ay süren bir bekleyişin ardından miniğiniz eve gelecek ve artık o evin yeni sahibi olacaktır. Ebeveynler için asıl zorlayıcı yolculuk ise onun eve gelişinin ardından başlar. Çünkü bebeğiniz evinizin tüm kurallarını en baştan kendine göre koyacak, tüm hayatınızın merkezine kendisini yerleştirecek ve bundan sonraki tüm yaşamınızın yol haritasını kendisi belirleyecektir. Tüm bunları göz önünde bulundurduğunuzda kendinize ve eşinize zaman ayırmak eskisi kadar kolay olmayacaktır.Biz yetişkinler çoğunlukla geçmişe bağımlı olarak yaşama eğilimindeyizdir. Yaş aldıkça bazı alışkanlıklarımızı değiştirip geride bıraksak da zaman zaman onlara özlem duyarız. Evlilik hayatında aslında çocuktan önce ve çocuktan sonra şeklinde ikiye ayrılır. Bu sadece bizlerin davranış şekli ile değil aynı zamanda toplumun da dayattığı yargılar sebebi ile oluşur. Toplum gözünde anne-baba olmuş yetişkinlerin daha ağır başlı olması, sorumluluk alması, hayatındaki her alanda ciddi olması, sürekli çabalaması beklenmektedir. Oysa anne-baba da olsa her bireyin soluklanmaya, kendine zaman ayırmaya ve ufak kaçamaklar yapmaya ihtiyacı vardır. İşte bu sebeple aynı yetişkinlik dönemimizde olduğu gibi çocuktan önceki hayatımıza da özlem duyarız. Çünkü eşimizle baş başa olmaya, bağımsız ve özgür bir şekilde yaşamaya, sorumluluklardan kısa süreli de olsa kaçmaya ihtiyaç duyarız. Bu sebeple çocuk sahibi olmadan önce yapmanız gereken bazı şeyleri gözden geçirmenizde fayda vardır. Her çift için farklılık gösterecek olan bu listede birlikte yapmaktan keyif aldığınız şeylerden tutun da aşırılık olarak adlandırılabilecek davranışlara kadar her şey yer alabilir.İşte size listenizi oluştururken fikir verebilecek bazı maddeler şöyle;Öncelikli olarak eşinizle baş başa bir tatil yapabilirsiniz. Örneğin çocuk olduktan sonra yapılan tatiller de genelde geç saatlere kadar oturmanız ya da istediğiniz zamanlarda denize girmeniz mümkün olmayacaktır.Fırsat buldukça bol bol kitap okuyun veya film izleyin. Bebeğiniz geldikten sonra bu aktiviteleri yapabilmek için yalnızca onun uyuduğu aralıklarda fırsat bulabileceğinizi unutmayın.Araba ile ilgili olan tutkularınızı hayata geçirin. Örneğin, hız yapmayı seviyorsanız bunu en azından uygun ve güvenli şartlarda deneyin.Çeşitli aktiviteler yapın, uç sporları deneyin. Zira bebeğiniz dünyaya geldikten sonra bu tarz heyecan verici sporları denemeye cesaret edemeyebilirsiniz.Eşinizle birbirinize bol bol vakit ayırın. Kaliteli zaman geçirmeye, içinde bulunduğunuz anı en verimli şekilde tamamlamaya çalışın.Cinsel hayatınıza zaman ayırın. Bu süreci dilediğiniz gibi yaşamak hem bir birinize bağlılığınız açısından hem de bebek doğduktan sonraki süreçte arada oluşan boşluğu kapatmak açısından faydalı olacaktır.Sosyal aktivitelere katılın. Arkadaşlarınızla görüşmeler düzenleyin ve dilediğiniz saatlere kadar birlikte vakit geçirin. Çünkü bebeğiniz geldikten sonra bunu yapmak için ya annenizin ya da bir bebek bakıcısının yardımına ihtiyacınız olacak.Kendinize zaman ayırın. Sevdiğiniz şeyleri bulduğunuz her fırsatta yapmaya çalışın. Bu uzun uzun duş almak ya da alışverişe gitmek, yüksek sesle müzik dinlemek olabilir. Size iyi gelen şeyleri hayatınızda daha sık yapmaya gayret gösterin.Tüm bu maddeler listenizi oluştururken size fikir verebilecek şeyleri içermektedir. Önemli olan bu süreçte size iyi gelen, sizi mutlu eden, hayata motivasyonunuzu sağlayan şeyleri keşfedebilmektedir. Hem kendiniz hem de eşiniz için bebek öncesi bu süreci kendinizi dinlendirmek, ilişkinize enerji vermek ve bebeğinizin gelişine hazırlanmak olarak adlandırabilirsiniz. Yaptığınız her bir maddeyi mutluluk için yaptığınızı unutmayın ve asla pişman olmayın. Kendini gerçekleştirmiş ve tamamlamış bireylerin çok daha sağlıklı ebeveynler olduğunu unutmayın!Ve sonunda minik patronunuz aranıza katıldığında, yeni bir maceranın kapıları açılmış olacak. Ondan önce yaşadığınız her şeyin güzel olduğunu bilecek ancak onun kokusunu duyduktan sonra size yaşattığı mutluluk ve mucizelere hayretle bakacaksınız…

Devamını Oku
Babanın Çocuğun Gelişimindeki Etkileri Nelerdir?

Babanın Çocuğun Gelişimindeki Etkileri Nelerdir?

Bilindiği üzere çocuğun gelişiminde en etkili rolün annede olduğu varsayılır. Ancak günümüzde yapılan araştırmalar neticesinde anne kadar babanın da çocuğun gelişiminde oldukça etkili bir rolü olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sebeple çocuğun anne ile kurduğu ilişki kadar babası ile kurduğu ilişki de bir okadar önemlidir. Çoğunlukla baba ile yetersiz ve yanlış ilişki kuran çocuklarda sosyal anlamda eksiklikler, iletişim bozuklukları, özgüven eksikliği vb. gibi sorunlar gözlemlenir.Annelerin çocuk yetiştirme konusunda daha fazla ön planda olması, çocuğun gelişimini etkileyen tek ilişkinin anne ile çocuk arasında olan ilişki olduğu yanılgısını bizlere kabul ettirmektedir. Günümüzde değişen hayat şartları doğrultusunda çalışan anne sayısı giderek artmakta, aileler çocuk yetiştirme konusunda daha fazla bilinçlenmekte, sorumluluklar anne-baba arasında eşit şekilde bölüşülmekte ve bu algı yavaş yavaş bu şekilde kırılmaktadır. Bebeğin anne ile ilişkisinde öğrendiği ve geliştirdiği şeyler ile baba ile ilişkisinde öğrendikleri birbirinden farklıdır ve hepsi de çocuğun karakterini, kimliğini, yeteneklerini, kişilik özelliklerini oluşturan yapı taşlarıdır.Şimdi hep birlikte sağlıklı bir baba-çocuk ilişkisinin çocuğun gelişiminde hangi noktaları nasıl etkilediğine bir göz atalım…Çocuğun baba ile sağladığı etkileşim ve iletişim en birincil olarak çocuğun sosyal yaşam kavramını ve algısını oluşturmaya yardımcı olur. Çocuk babasından toplumsal değerleri, kuralları, kurallara uymayı – uymadığı zaman karşılaşabileceği sonuçları, paylaşımı, sorun çözümlemeyi öğreniyor.Psikanalitik kuramcılara göre kız çocuklar anne ile özdeşleşirken, erkek çocuklar da baba ile özdeşleşirler. Bu çocuklar açısından oldukça sağlıklı bir süreçtir. Bu aşamada özdeşleşmede çocuğun zihninde anne ya da baba ile bir bütün olduğu algısı oluşur. Bu noktada babanın rol model olarak çocuğu yönlendirmesi, bu evrede çocuğun takılmadan sağlıklı bir cinsel kimlik kazanmasına olanak sağlar.Son dönemde yapılan araştırmalar sonucunda babası ile sağlıklı ilişki kuran, birlikte daha uzun süre vakit geçiren çocukların daha yüksek zeka seviyelerine sahip olduğu gözlemlenmektedir. Bunun sebebi ise babanın sosyal çevrenin temsilcisi olması ve bunun birlikte çocuğa aynı anda birden fazla beceri kazandırmasıdır.Babası ile sağlıklı bir iletişim halinde olan çocuklar babayı bir otorite figürü olarak algılamanın yanında onları oldukça güçlü, yıkılmaz, dayanıklı, sağlam bir figür olarak algılıyor. Bu da çocukta “ Her ne olursa olsun babam burada ve benim zarar görmeme asla izin vermez.” algısını oluşturuyor. Bu sebeple çocuk edindiği bu güven duygusu ile bir özgüven geliştiriyor. Bu durumda babası ile sağlıklı bağlar kurmuş bir çocuğun özgüveni de oldukça yüksek oluyor.Arada oluşan güvenilir bağ, sağlıklı ilişki ve beraber geçirilen kaliteli zaman. İşte tüm bunlar çocuğun babası ile arasında olması gereken doğru bağlanma şeklidir. Bu sağlandığı zaman da çocuğun doğru bir şekilde ruhsal gelişim sağlamasına olanak sağlanıyor. Çocuk kendini daha güçlü, daha özgüvenli hissediyor. Bu da ruhsal anlamda aldığı her darbede daha dayanıklı ve daha güçlü durmasına sebep oluyor.Yukarda da belirtmiş olduğum gibi çocuk ile babanın ilişkisi sanılanın aksine aslında çocuğun gelişiminde oldukça büyük bir yer kaplamaktadır. Anne ile kurulan ilk ilişkiden sonra babanın gelişi ve ilişkiye dahil oluşu aslında çocuğun dışarıda bir de sosyal hayat ve başka insanlar olduğu algısının gelişmesine olanak sağlar. Annelerin yaptığı en büyük hatalardan biri çocuğun tüm bakımını ve gelişim sürecini kendi başına üstlenmeye çalışmaktır. Oysa bu sağlıklı bir ebeveynlik methodu değildir. Bu sebeple sevgili anneler, çocuğunuz büyürken kendiniz kadar eşinize de bu yolculukta yer ayırın. Çocuğunuzun sağlıklı ruhsal gelişimi açısından babası ile olan ilişkisinin oldukça büyük bir önem taşıdığını asla unutmayın!

Devamını Oku
Çocuğunuzu Tuvalete Alıştırma Teknikleri

Çocuğunuzu Tuvalete Alıştırma Teknikleri

Sevgili Anne – Babalar,Çocuklarda tuvalet eğitimi her anne-babanın çocuk bakımı ve eğitimi konusunda en zorlandıkları konulardan biridir. Ebeveynlere korkutucu gelen bu süreç aslında doğru zaman, doğru yöntem ve taktikler ile aslında sanıldığından daha kolay bir şekilde atlatılabilir. Tuvalet eğitimi, çocuğun kendi kendine yani bir başkasının yardımına ihtiyaç duymadan ihtiyaçlarını giderdiği bir beceriyi kazanması olarak tanımlanabilir. Bu eğitimi bilinçli olarak alan çocukların, kaygıları azalır, bireysellik ve bağımsızlık duyguları artar, kendine güvenleri gelişir. Çoğu çocuk tuvalet hatta klozetten korktuğu, bu kendisine yeni ve korkutucu gelen bu durum karşısında kaygılı olduğu için bu süreci zorlu olarak tamamlar. Ancak günümüzde de konu ile ilgili olarak ebeveynlerin daha bilinçli hale gelmesi sonucu bu eğitim süreci çoğunlukla başarılı olarak tamamlanmaktadır.Eğitim sürecinde unutulmaması gereken en önemli noktalar birisi, her çocuk biriciktir. Yani her çocuğun kişilik özellikleri farklıdır. Duygusal, zihinsel ve bedensel gelişimi ile orantılı olarak bu eğitime hazır olma zamanı da farklılık gösterebilir. Yine de çocukların genel gelişim düzeyleri göz önünde bulundurulduğunda bu eğitime başlamak için en ideal aralık 24-36 ay arasıdır. Çocuk yürümeyi öğrendikten sonraki süreçte sürekli bir değişim geçirir. 2 yaş sendromu dediğimiz dönemde, çocuğun yürümeyi öğrendiği, kendi bağımsızlığını ilan ettiği, daha çok benmerkezci olduğu, ebeveynlerle otorite çatışması yaşadığı bu döneme verilen isimdir. Çocuğun tuvalet eğitiminin de bu sürece denk gelmesi işlerin biraz daha zorlu geçmesine sebep olmaktadır.Çocuğumun eğitime hazır olduğunu nasıl anlarım?Çocuğunuz yürüyebiliyorsa,Çocuğunuz 3-4 saatten daha uzun süre kuru kalabiliyorsa,Islak, kirli bezi ile dolaşmaktan rahatsızlık duyuyorsa,Tuvalet ile ilgili konularda merakı arttı ise,Tuvalet alışkanlıkları ile ilgili soru soruyor ve sizi gözlemliyorsa,Tuvaleti kullanmak istiyor ya da sizi taklit etmeye çalışıyorsa,Verdiğiniz yönergeleri anlayabiliyor ve uyguluyor durumdaysa,Tuvaletinin geldiğini söyleyemeye ve size bildirmeye başladıysa,Kendi külotunu, kendi pantolonunu çıkartabiliyor ya da giyebiliyorsa,Yukarda ki bu maddelerin geneline sahip olan çocuklar için tuvalet eğitimine başlamanız uygun olacaktır. Eğer, bu maddelerdeki durumları henüz çocuğunuzda görmeye başlamadıysanız endişelenmeyin ve eğitime başlamadan önce ona biraz daha zaman tanıyın.Tuvalet eğitimi sırasında neler yapmalıyım?Öncelikle çocuğunuzla bu süreçle ilgili konuşmalı, ona bu eğitimden bahsetmelisiniz. Bu çocuğunuzun süreçle ilgili korkularının, kaygı ve endişelerinin azalmasını sağlayacaktır.Eğitimle ilgili onu bilgilendirin. Örneğin, artık yetişkinler gibi tuvalet ihtiyacını gidermek için tuvaleti kullanabileceğini, bez yerine iç çamaşırı kullanabileceğini ona anlatın. Birlikte ilgisini çekebilecek iç çamaşırları seçmek ve almak bu süreçte onun motive olmasını sağlayabilir.Erkek ve kız çocuk tuvalet eğitimleri, eğiticinin anne ya da baba olması konusunda farklılık gösterir. Çocuklar, ebeveynlerini kendi cinsiyetlerine göre seçip, rol model alma eğilimindedirler. Bu sebeple erkek çocuğa babanın, kız çocuğa annenin modellik yapması onların da kendilerini daha rahat hissetmeleri konusunda faydalı olacaktır.Tuvaleti nasıl kullanması gerektiğini, nelere dikkat etmesi gerektiğini, neleri yapıp neleri yapmaması gerektiğini çocuğunuza gösterin.Tuvalet eğitiminin ilk adımı klozetten değil çocuğa özel alınan lazımlıklar ile başlamalıdır. İlk önce çeşitli markaların geliştirdiği yerde duran, çocuklara özel ışıklı sesli ve ilgisini çekebilecek şekilde tasarlanan tuvalet eğitim klozetlerinden alabilirsiniz. Bir sonraki aşamada ise klozete üstüne konan adaptörlerden almak daha doğru olacaktır.Çocuğunuzun bu eğitime alışma hızını göz önünde bulundurarak, her aşamayı sindirmesini sağlayarak ilerlemelisiniz. Her çocuğun öğrenme hızı değişkenlik göstereceğinden, bu süreçte çocuğunuza asla baskı uygulamamalısınız.Bir çizelge sistemi oluşturun. Tuvaletini klozete yaptığı zamanları ve altına kaçırdığı zamanları bu çizelge üzerinde işaretleyip, takip edin.Eğitime ilk başladığınız süreçte çocuğunuzu 2-3 saatte bir tuvalete götürün ve tuvaleti olmasa dahi oturmasını sağlayın. Bu hem çocuğun tuvalet alışkanlığı kazanmasına hem de sizin tuvaletinin ne zamanlarda geldiğini gözlemlemenize olanak sağlayacaktır.Gündüz ve gece tuvalet eğitimi iki farklı modül şeklinde uygulanmalıdır. Çocuk gündüz tuvalet eğitimini başarı ile tamamladıktan sonra gece tuvalet eğitimine başlanmalıdır.Ödüllendirme sistemi geliştirmelisiniz. Eğitim öncesinde verilecek ödüllen belirlenmelidir. Ancak bu ödüllerin maddi olarak fazla değerli ve büyük olmayan şeyler olmasına dikkat etmelisiniz. Örneğin, birlikte oluşturacağınız bir panoya renkli yapışkanlar yapıştırmaya hak kazanmak çocuk için motive edici olabilir. Eğitim tamamen tamamlandıktan sonra ise çocuğa kendi talep ettiği bir oyuncak ya da hediye alınabilir.Eğitime başladıktan sonra çocuğa asla bez takılmamalıdır. Bu süreçte ilerlemenize engel olacak ve çocuğun yeni bir alışkanlık kazanmak yerine sürekli olarak eski alışkanlıklarına dönmesine sebep olacaktır.Gece eğitimleri sırasında kaçırma ihtimaline karşı yatağa koruyucu takılabilir ancak çocuk asla bezlenmez!Bu eğitim sürecinin sizin için zorlu olduğu kadar çocuğunuz içinde zorlu olduğunun farkında olmalısınız. Çocuğunuz kendisi için yeni ve endişe verici bir durum hakkında yeni alışkanlıklar kazanmaya çalışırken ona anlayışla ve sabırla yaklaşmanız çok önemlidir.Tüm bu bilgilerin ışığında çocuğunuzla geçireceğiniz keyifli bir tuvalet eğitimi süreci olacağını umut ediyorum. Altların kuru kaldığı, yeni alışkanlıkların başarılı bir şekilde kazanıldığı en önemlisi tüm bu süreçte çocuğunuzun sevginizi her anında hissedebildiği bir yolculuk olması dileklerimle..

Devamını Oku
İdeal Dadıyı Seçmek

İdeal Dadıyı Seçmek

Anne ve babalar için bin bir çeşit heyecanla geçen doğum serüveninin ardından miniklerine kavuştuklarında çeşitli tedirginlik ve korkuların da çanları çalmaya başlar. Bunların başında ise, özellikle çalışan ebeveynlerin ihtiyaç duydukları “profesyonel dadı” veya “profesyonel çocuk bakıcısı” bulma ihtiyacı ve süreci gelir.Bu süreç hem anne hem de baba için oldukça kaygılı ilerlemektedir. Ebeveynler özellikle suçluluk duygusu, çocuğu bir başkasına emanet etme, sanki onu terk ediyormuş gibi hisler altında boğularak, yoğun bir endişe duyarlar. Oysa anne ister çalışsın ister çalışmasın bebeğinin büyümesi ve bakımı sırasında her daim yardıma ihtiyaç duyabilir ve bu durum oldukça doğaldır. Önemli olan bu noktada doğru adımlar atarak, ihtiyaçlarını en doğru şekilde karşılayabilecek, güvenilir ve çocuk bakımı konusunda deneyimli adayları bulmaktadır.Sizler için bu yazımda aradığınız ideal bakıcıya ulaşmak için nasıl bir yol izlemeniz gerektiği ve nelere dikkat etmeniz gerektiği hakkında bilgi vereceğim. Biliyorum ki, anne-baba olmak oldukça keyifli ancak bir o kadar da zorlu bir yolculuk. Bu yolculukta sizlere sağlanan en ufak fayda bile size bebeğinizle geçireceğiniz daha keyifli ve daha kaliteli vakit olarak geri dönecektir.İşte dadı ararken özellikle dikkat etmeniz gereken noktalar şunlar:Öncelikle, çocuğunuz için aradığınız bakıcıyı dilerseniz kendi imkânlarınız ile dilerseniz de bir danışmanlık şirketi aracılığı ile bulabilirsiniz. Bu işi profesyonel anlamda yapan bir şirketten yardım almak bu süreçte üzerinizdeki pek çok yükten sizi kurtaracaktır.Seçtiğiniz şirketi mutlaka araştırın! Bu işi yapabilmesi için gerekli olan belgelere sahip olup olmadığını ve şirket referanslarını kontrol edin.Bakıcıdan beklentilerinizin neler olduğunu listeleyin, önceliklerinizi ve ihtiyaçlarınızı belirtin. Örneğin, İngilizce bilen bir bakıcı ile çalışmak istiyorsanız Filipinli bakıcılar bu alanda deneyimlidir. Ya da donanımlı ve eğitimli bir bakıcı arıyorsanız çocuk gelişimi mezunu olan oyun ablaları da bu noktada sizin için ideal olabilir.Görüştüğünüz adayların tecrübelerini inceleyin. İlk defa anne-baba olmuş ebeveynler için bakıcının tecrübeli olması çok önemlidir. Bu noktada eksik kaldığınız veya çocuk bakımı ile ilgili bilmediğiniz her şeyi öğrenme fırsatı yakalamış olursunuz.Karar verme konusunda acele etmeyin. Adayları, kişisel, sosyal, duygusal anlamlarda inceleyin. Aile yaşantılarına, evli olup olmadıklarına, kendi çocukları olup olmadıklarına, güler yüzlü olup olmadıklarına, konuşkanlıklarına, ses tonlarına, konuşma şekillerine kadar inceleyin ve bunların ışığında bir karar verin.Uzun süreli çalışabilecek bir aday ile yollarınızı birleştirin. Bu noktada sürekli olarak bakıcı veya dadı değiştirmek, çocuğun gelişimi konusunda olumsuz etkilere sahiptir. 0-2 yaş çocuk için bağlanma dönemidir ve bu süreçte kendine bakım sağlayan bireyler ile duygusal bağ kurar. Bakıcının sürekli değişmesi, bu bağın zarar görmesine ve çocuğun güven duygusunun hasar almasına yol açar.Seçtiğiniz adayın soğukkanlı ancak güler yüzlü, sıcakkanlı ancak otoriter, samimi ancak sınırlarını bilen, merhametli, sağduyulu, anlayışlı olmasına dikkat edin.Eğer adayın aldığı eğitimler ve sertifikalar varsa bunları mutlaka size belgelemesini talep edin ve belgelerinin geçerliliklerini kontrol edin.Seçmeye karar verdiğiniz çocuk bakıcısının ya da dadının daha önceki işlerinden referanslarını mutlaka kontrol edin!Bakıcınız ile karşılıklı olarak açık ve net bir şekilde tüm beklentilerinizi ve şartlarınızı konuşun. Bu sonradan ortaya çıkabilecek çoğu sorunu en aza indirecektir. Kendisine sağlayabileceğiniz koşullardan en açık şekilde bahsedin. Bakıcınızla aranızdaki mesafeyi en doğru şekilde ayarlayın. Kendisine evinizden bir bireymiş hissini verirken işveren-işçi ilişkisinden de uzaklaşmamanız gerektiğini unutmayın.

Devamını Oku
Çocukla Doğru İletişimin 10 Altın Kuralı

Çocukla Doğru İletişimin 10 Altın Kuralı

Çocuğunuzu yetiştirirken ebeveyn olarak çocuğunuzla kurduğunuz iletişim şekli çok önemlidir. 0-2 yaş bağlanma döneminden sonra, çocuğun karakter oluşumunda etkili olan en kritik şey anne-babanın çocukla kurduğu iletişim biçimidir.Peki çocuğunuzla doğru iletişim kurabilmenin yolları nelerdir?Sağlıklı iletişim kurabilmenin en önemli noktalarından biri konuşurken çocuğunuzla göz göze gelmektedir. Çocuğunuzla konuşurken onunla aynı seviyede olmalı ve onu anladığınızı gösterecek mesajlar yollamalısınız.İyi bir dinleyici olmalısınız. Çocuğunuzla iletişim sırasında hiçbir zaman için onu dinlermiş gibi yapmayın. Çocuk onu geçiştirmek istediğinizi ya da aslında dinlemediğinizi hemen hissedecektir.Çocuğunuza kendini rahatlıkla ifade edebilmesi için alan tanımalısınız. Kendi duygularını, düşüncelerini tanımalı ve bunu özgürce ifade edebilmelidir.Çocuğunuzun görüşlerine saygı duymalısınız. Sizin düşüncenizin aksini de ifade ediyor olsa dinlenmeye hakkı olduğunu ona hissettirin.Çocuğunuza gün içerisinde yaşına uygun sorumluluklar verebilirsiniz. Yerine getirilen her sorumluluk için ona teşekkür etmeyi ve onu desteklemeyi unutmayın.Çocuğunuz yanlış bir şey yapmış olsa bile bu durumun ona karşı olan sevginizi etkilemeyeceğini ve eksiltmeyeceğini her zaman ifade etmelisiniz.Sevginizi her fırsatta dile getirmekten çekinmeyin. Koşulsuz sevgiyi hisseden çocuğun kendine olan güveni her zaman daha yüksektir.Çocuğunuzda sağlıklı iletişimde olabilmenin yollarından biri de, verdiğiniz sözleri yerine getirmeniz ve aslı geri çekilmemeniz gerekmektedir. Sözlerinizi tutmanız, çocuğunuzun size olan güvenini dinç tutacaktır.Çocuğunuza uyarılarda bulunun, onu azarlamayın. Uyarılarınızı açık ve net bir dil ile gerçekleştirin. Yanlış davranışın yerine yapması gereken doğru davranışı da ona açıklayarak anlatın.Çocuğunuzla birlikte mutlaka özel olarak anne-baba saati için aktiviteler düzenleyin. Çocuk bakımının en önemli noktalarından biri çocuğunuzla kaliteli ve eğitici vakit geçirebilmektir.

Devamını Oku
Bebeklerin Gizli Kahramanı Yeni doğan Hemşireleri

Bebeklerin Gizli Kahramanı Yeni doğan Hemşireleri

Her yeni başlangıç beraberinde yeni zorlukları, korkuları, endişeleri ve heyecanları getirmektedir. Bu alışma süreci bazen zorluklarla, bazen de kolaylıklarla dolu bir yoldur. İyi, kötü her duyguyu iç içe yaşadığımız, hayatlarımıza sihirli bir değnek dokunmuşçasına değişen bazı anlar vardır. Bu anlardan biri de minicik elleri ve ayakları, henüz açılmamış gözleri ile dünyamıza 9 aylık bir bekleyişin ardından katılan bebeklerimizdir.Bebeğiniz dünyaya gelmeden önce artık her şeyin değişmeye başladığını anladınız, hamileliğiniz süresince korkularınız arttı, durduk yere ağladınız, endişelendiniz fakat hepsi geride kaldı. 9 ay boyunca sabırsızlıkla beklediğiniz o an geldi! Şimdi sizi böyle duygudan duyguya sürükleyen o minik can ellerinizde. Bebeğiniz artık dünyaya merhaba dedi. Onun gelişiyle birlikte yeni yeni endişeleriniz, korkularınız da size merhaba dedi. Peki siz bu sürece anne – baba olarak ne kadar hazırsınız? Çıktığınız bu yolda sizlere en büyük desteği verebilecek, destek verirken aynı zamanda yeni doğan bebeğinizle ilgili her konuda bilgilenmenizi, adım adım öğrenmenizi, size bu yolda birlikte eşlik edebilecek kişilerden biri de yeni doğan yoğun bakım hemşireleridir.Yeni doğan hemşireleri doğum öncesinde sizi doğuma hazırladıkları gibi aynı zamanda da doğum sonrasındaki süreçte de size destek olurlar. Hemşirelerin öncelikli görevlerinden biri de yeni doğanlara ve hasta bebeklere uygulanan tedavi ve verilen bakımın başarılı bir şekilde ve sorunsuz olarak gerçekleştirilmesidir. Yeni doğanın tedavisini, bakımını üstlenmek ve gerekli değerlendirmeleri yapmaktır.Yeni doğan hemşireleri annelerin doğum için hastaneye giriş yaptığı andan, çıkış yaptığı ana kadar tüm süreçlerinde tam destek sağlar. Doğum öncesi annenin sakinleştirilmesini sağlamak, doğumdan sonra emzirme, alt değiştirme gibi her türlü konuda destek ve eğitim vermekte yeni doğan hemşirelerinin görevleri arasındadır. Bu desteği ve ebeveynliğe hazırlık sürecini evde de devam ettirmek mümkündür.Kalite İnsan Kaynakları olarak bizler portföyümüzde bulunan profesyonel yeni doğan yoğun bakım hemşirelerimizle ve yeni doğan bakımında deneyimli, referanslı bebek bakımı personellerimiz ile siz değerli anne-babaların ve miniklerimizin bu zorlu ama bir okadar da keyifli zamanlarında size yardımcı olmaktan onur duyarız.O minik parmakları tutmaya alışmak sizin için zaman alacak ama bu süreci en güzel şekilde sevgi ve güven ile birlikte yaşayacağız.

Devamını Oku
Dikkat Kardeş Geliyor!

Dikkat Kardeş Geliyor!

Eve yeni bir kardeşin geliyor olması, bir çocuk için kabullenmesi gerçekten zor bir durumdur. Bu süreci kolaylaştırmak, çocuğun yeni gelen kardeşi kabullenmesi ailenin yaklaşımına, çocuğun yaşına ve karakter özelliklerine göre farklılık göstermektedir. Kardeş kıskançlığını tamamı ile önlemek maalesef mümkün değildir. Zaten kardeş kıskançlığı belirli düzeyde çocuğun gösterdiği doğal ve sağlıklı bir tepkidir. Bu noktada önemli olan çocuğun kıskançlık derecesi ve kardeşine karşı olumsuz davranışlarının var olup olmadığıdır. Bu kriz sürecini en doğru ve sağlıklı şekilde yönetmekse ebeveynlerin sorumluluğundadır.Kıskançlığın kökeninde yatan temel duygu, kaybetme korkusudur. Çocuk, kardeşi gelmeden önce sahip olduğu anne-baba ilgisini ve sevgisini kaybedeceği korkusuna kapılır. Çocuk artık kendini istenmeyen, sevilmeyen ve gereksiz bir varlık olarak hissetmeye başlar. Kıskançlık aklın değil, duygunun ürünüdür. Bu yüzden çocuk ancak kendini güvende hissettiği sürece kıskançlık duygusu azalabilir.Kardeş Kıskançlığını Önlemek İçin Neler Yapabilirsiniz?Bir uzmandan yardım alarak çocuğunuzu kardeşin gelişine hazırlayın.Ev içerisinde ve hayatınızda yapacağınız tüm değişiklikleri bebeğiniz gelmeden önce tamamlayın.Doğum öncesi bebeğinizin gelişini doğru bir dille çocuğunuza anlatın.Çocuğunuzun yaşına uygun olarak, kardeşin gelişini hikâyeler ile anlatmak sürecin daha hafif geçmesi konusunda fayda sağlayabilir.Çocuğunuzu bebek geldikten sonraki ilk aylarda ilgisiz bırakmayın.Çocuğunuza, kardeşine yardım etmesi için fırsatlar yaratın ve ona kendini değerli hissettirin.Ona kendi bebekliğinden bahsederek sürece adaptasyonunu hızlandırın.Çocuğunuza, kardeşini kabullenmesi ve uyum sağlayabilmesi için zaman ve alan tanıyın.Belirli sürelerde, ortamda yeni gelen kardeş olmadan çocuğunuzla baş başa vakit geçirin.Eve yeni bir kardeş gelmesi doğal bir durumdur. Bu süreç içinde anormal bir durum olduğunu düşündürecek abartılı tepkilerde bulunmayın. Bu durum çocuğunuzun daha fazla hassasiyet kazanmasına sebep olacaktır.Çocuğunuzu aşırı davranışlarla şımartmayın. Doğal davranın, suni davranışlarda bulunmanız çocuğun daha fazla kaygılanmasına sebep olacaktır.Ona kardeşi ile ilgili belirli sorumluluk ve görevler verin.Çocuğunuzu hissetti bu duygudan ötürü suçlamayın, yargılamayın ve cezalandırmayın.Durumla baş edemediğinizi düşündüğünüz noktada psikolojik destek almanız gerektiğini unutmayın!

Devamını Oku
Uyku Eğitimine Başlamadan Önce Bilmeniz Gereken 10 Adım

Uyku Eğitimine Başlamadan Önce Bilmeniz Gereken 10 Adım

Uyku eğitimi, bebeklerin kendi kendine uykuya dalmasını öğretmeyi amaçlayan ve çeşitli yöntemleri içeren bir erken dönem eğitimidir. Bu eğitimin temel amacı bebeğin uyku düzenini sağlamak, kendi başına uyuma alışkanlığını kazandırmaktır. Bebeklerde uyku eğitimi konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Bu ekollerden kimisi bebeği ağlatma yöntemiyle uyumayı öğretirlerken, kimi ekol ise bebeğe ağlamadan kendi kendine uyumayı öğretirler. Tüm bu modellerin hedeflediği en temel nokta bebeğinizin sağlıklı, rahat, huzurlu ve deliksiz bir uyku uyumasıdır.Uyku Eğitimine Başlamadan Önce Bilmeniz Gereken 10 AdımÇocuğunuza bu eğitimi vermekten istediğiniz konusunda kararlı ve emin olmalısınız.Uyku Eğitimine başlamadan önce çocuğunuzun kronik veya dönemsel bir sağlık sorunu olmadığından emin olmalısınız.Tüm bu süreç boyunca kararlı, istikrarlı ve istekli olmalısınız.Uyku eğitimi sırasında çocuğun bakımından sorumlu olan her bir birey, süreç hakkında bilgilendirilmeli ve aynı şekilde istikrarı bozmaması konusunda uyarılmalıdır.Eğitim boyunca anne ile babanın işbirliği içinde olması gerekmektedir.Süreci başlatmadan önce çocuğunuzun uyku düzenini gözlemlemeniz ve hangi saatlerde uyuyup uyandığı konusunda bilgi sahibi olmalısınız.Tüm ekoller hakkında mümkün olduğunca fazla bilgi edinmelisiniz.Sizin ve bebeğiniz için en uygun yöntemi seçtiğinizden emin olmalısınız.Eğitim boyunca bebeğinize karşı daima olumlu ve yapıcı olmaya çalışmalısınız.Ona değerli olduğunu sürecin her adımında hissettirmelisiniz.Uyku Eğitimi Sırasında Dikkat Etmeniz Gereken 10 AdımUyku eğitimini bebeğinize cezaymış gibi bir tavırla değil onun için iyi bir şey yapıyormuşsunuz tavrı ile doğru şekilde aktarmalısınız.Çocuğunuzun yaşı kaç olursa olsun onunla konuşmalısınız. Uygulamaya koyduğunuz her adımı ona açıklamalı, nedenleri ile anlatmalısınız.Hangi ekolü uyguluyorsanız ekolün gerektirdiği noktaları eksiksiz, tamamıyla ve istikrarlı bir biçimde uyguladığınızdan emin olmalısınız.Eğer uyku eğitimi konusunda endişeleriniz varsa, sizin için en basit ve işinize yarayacak olan yöntemi seçmelisiniz.Eğitim sonunda elde edeceğiniz sonuç çocuğunuzun yaşına ve mizacına göre farklılık gösterebilir.Bazen bebeğiniz eski alışkanlıklarına geri dönebilir bunun geçici bir süreç olduğunu unutmamalı ve sizi yıldırmasına izin vermemelisiniz.Çocuğunuzun ihtiyaçlarını göz ardı etmemelisiniz. Ve her ihtiyacına mutlaka karşılık vermelisiniz.Her yöntemin her bebeğe uymayacağını bilmeli ve bir şeyler yolunda gitmediğinde pes etmek yerine yeni bir yöntem denemeyi düşünmelisiniz.Bebeğiniz süreç içerisinde zorluk yaşıyor, adapte olamıyorsa bunun nedenlerini araştırmalısınız.Tüm süreç boyunca en önemli nokta sizin ve bebeğinizin beden ve ruh sağlığıdır. Bunu asla unutmayınız !

Devamını Oku
Çocuk Hakları

Çocuk Hakları

Çocuk hakları; hem kanunen hem de ahlaki olarak dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu  yaşama, sağlık, eğitim, bakım, fiziksel ve psikolojik her türlü kötüye kullanım için korunma haklarının tanımlanmasında kullanılan bir terimdir.Temel Çocuk Hakları Nelerdir ?1. Yaşama ve Gelişme HakkıYaşama hakkı diğer tüm hakların temelini oluşturur. Devletler çocuğun sahip olduğu bu temel hakkı korumakla yükümlüdür. Gelişme hakkı ise çocuğun sahip olduğu tüm bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki, psikolojik ve toplumsal gelişim süreçlerini kapsamaktadır.2. Sağlıklı Yaşam HakkıTüm çocukların sahip olduğu sağlıklı yaşam hakkı da devlet tarafından korunmaktadır. Tüm sağlık hizmetlerinden; tedavi ve iyileştirme hizmetlerinden koşulsuz olarak faydalanabilmektedir.3. Eğitim HakkıEğitim hakkı da yaşama hakkı gibi çocuğun sahip olduğu en temel haklardan biridir. Çocuk zihinsel eğitimi dışında bedensel, duygusal, sosyal ve ahlaki eğitimi de son derece önemlidir. Çünkü, eğitim çocuğun gelişimine ket vuran en önemli engellerden biridir.4. Barınma HakkıÇocuğun sahip olduğu bir diğer temel hak ise barınma hakkıdır. Çocuk, güvenli ve uzun süreli barınma sağlayabileceği bir ortama ihtiyaç duyar. Barındıkları yerin sahip olduğu özellikler de çocuğun ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde olmalıdır.5. Bakım HakkıÇocuğun doğumundan itibaren bakımını üstlenen kişi bakıcı sıfatına sahip olur. Çocuğun sahip olduğu en temel haklardan biri de bakım hakkıdır. Kendi ailesi içindeki bakım hakkı dışında çocuk devletin sağladığı bakım haklarına da sahiptir. Ve bu haklar belirli yasalarla korunmaktadır. Bu yasa dahilinde çocuğun mümkün olan en iyi sağlık ve bakım hizmetini alması zorunludur.

Devamını Oku
1 2 ... 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17
Bakıcı Talebi

Size En Uygun
Bakıcıyı Birlikte
Bulalım

İhtiyaçlarınızı bizimle paylaşın, size özel en uygun adayları kısa sürede sunalım.

Hemen Ara Randevu Al