Blog

Uzman Görüşleri

Aileler ve bakıcılar için hazırlanan en güncel bilgiler ve tavsiyeler.

Neden Danışmanlık Hizmeti Almalıyım?

Neden Danışmanlık Hizmeti Almalıyım?

Kalite İnsan Kaynakları olarak sizler için bu yazımızda danışmanlık şirketleri neler yapar, size ve şirketinize ne gibi faydalar sağlar, danışmanlık hizmeti almak neden önemli bunlarla ilgili bilgi vereceğiz.İnsan kavramının önemi günden güne artarken, doğru işe doğru kişinin seçilmesi İnsan Kaynakları şirketlerinin öncelikli görevlerinden birisi arasındadır. İnsan Kaynakları firmasının temel amaçlarından biri de hem işverenin hem de işçinin ihtiyaçlarını karşılayarak her iki tarafında tatmin olmalarını ve birbirlerine bağlı kalmalarını sağlar.Bu kadar hızlı gelişen dünyada kurumlar tecrübesi az ya da hiç olmayan insanları almak ve yetiştirmek yerine; sektöründe tecrübeli, başarılı ve en hızlı şekilde kendilerine değer katacak adaylar ile birlikte çalışmak istiyorlar. Tüm bunların neticesinde insan kaynakları alanı daha büyük bir önem kazanmış, hatta bunun da ötesinde kendini iş dünyasında ayrı bir sektör haline gelmiştir.Aynı zamanda insan kaynakları işyerlerindeki ihtiyaç duyulan insan gücünü karşılamak ve verimli kullanmak için oluşturulmuş bir departmandır.İş gücü planlamasıKadrolamaİş değerlendirmeÖdüllendirmeYetiştirme-GeliştirmeEndüstriyel ilişkilerKorumaPerformans DeğerlendirmeÜcretlendirme ve Yan HaklarYapılan araştırmalara göre dışardan danışmanlık hizmeti almak hem ihtiyaçlarınızın daha hızlı giderilmesine hem doğru yönlendirmelerle arayışlarınıza nokta atışı şeklinde cevap vermeye ve tüm bunları sağlarken de finansal açıdan şirketiniz için maliyeti düşürmeye olanak sağlar.Bizler de Kalite İnsan Kaynakları olarak kurumsal bir şirket olmanın gerektirdiği özveri ile ihtiyaç duyabileceğiniz ev personelleri, yerli/yabancı bakıcılık hizmetlileri, iş yeriniz için her kademede personel ve geçici/kadrolu çalışan tedariği ve bordrolama hizmetleri konularında sizlere profesyonel hizmet sunuyoruz.İnsanın ve insana dair her şeyin önemini biliyoruz ve titizlikle çalışıyoruz. Biz biliyoruz ki kalite asla tesadüf değildir çünkü güvenin en büyük kalite olduğu bilinciyle hizmet veriyoruz.

Devamını Oku
Çocuk Hakları

Çocuk Hakları

Çocuk hakları; hem kanunen hem de ahlaki olarak dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu  yaşama, sağlık, eğitim, bakım, fiziksel ve psikolojik her türlü kötüye kullanım için korunma haklarının tanımlanmasında kullanılan bir terimdir.Temel Çocuk Hakları Nelerdir ?1. Yaşama ve Gelişme HakkıYaşama hakkı diğer tüm hakların temelini oluşturur. Devletler çocuğun sahip olduğu bu temel hakkı korumakla yükümlüdür. Gelişme hakkı ise çocuğun sahip olduğu tüm bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki, psikolojik ve toplumsal gelişim süreçlerini kapsamaktadır.2. Sağlıklı Yaşam HakkıTüm çocukların sahip olduğu sağlıklı yaşam hakkı da devlet tarafından korunmaktadır. Tüm sağlık hizmetlerinden; tedavi ve iyileştirme hizmetlerinden koşulsuz olarak faydalanabilmektedir.3. Eğitim HakkıEğitim hakkı da yaşama hakkı gibi çocuğun sahip olduğu en temel haklardan biridir. Çocuk zihinsel eğitimi dışında bedensel, duygusal, sosyal ve ahlaki eğitimi de son derece önemlidir. Çünkü, eğitim çocuğun gelişimine ket vuran en önemli engellerden biridir.4. Barınma HakkıÇocuğun sahip olduğu bir diğer temel hak ise barınma hakkıdır. Çocuk, güvenli ve uzun süreli barınma sağlayabileceği bir ortama ihtiyaç duyar. Barındıkları yerin sahip olduğu özellikler de çocuğun ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde olmalıdır.5. Bakım HakkıÇocuğun doğumundan itibaren bakımını üstlenen kişi bakıcı sıfatına sahip olur. Çocuğun sahip olduğu en temel haklardan biri de bakım hakkıdır. Kendi ailesi içindeki bakım hakkı dışında çocuk devletin sağladığı bakım haklarına da sahiptir. Ve bu haklar belirli yasalarla korunmaktadır. Bu yasa dahilinde çocuğun mümkün olan en iyi sağlık ve bakım hizmetini alması zorunludur.

Devamını Oku
Epilepsi Hastalığı Hakkında Merak Ettikleriniz

Epilepsi Hastalığı Hakkında Merak Ettikleriniz

Halk arasında Sara krizi olarak bilinen Epilepsi hastalığı, beyinde bulunan hücrelerin aşırı uyarılması sebebi ile vücutta kasılmalara, bayılmaya, bilinç kaybına, idrar kaçırmaya, ellerde ve kollarda istemsiz kasılmalara ve atmaya sebep olan bir rahatsızlıktır. Epilepsi, yaşamın farklı döneminde görülebilen türlere sahip. Bebeklikte, çocuklukta, yetişkinlikte ya da yaşlılıkta görülen farklı çeşitlere sahip bir rahatsızlık. Yapılan araştırmalara göre, toplumumuzda epilepsi hastalığına sahip olan kişi sayısı oldukça yüksek. Ancak genel toplum yargıları sebebi ile bu rahatsızlık bir hastalıktan çok kusur olarak görülmekte ve çoğu hasta tarafından gizlenmektedir.Oysa sanılanın aksine Epilepsi, erken teşhis, doğru tanı ve tedavi ile genellikle tedavisi mümkün bir hastalıktır. Başlangıç düzeyinde olan ve aşırı direnç göstermeyen hastalar düzenli ilaç kullanımı ve tedavi ile ortalama 2 ile 5 yıl arasında normal yaşamlarına dönebilmektedir.Epilepsi (Sara Krizi) hakkında bilmeniz gerekenler işte şöyle:Epilepsinin temel sebebi olan beyindeki hücrelerde gerçekleşen uyarı bozukluğu beyinin yalnızca belirli bir bölgesinde olabildiği gibi tamamında da gerçekleşebiliyor.Aşırı uyarının beyinde gerçekleştiği bölgeye göre nöbetin şiddeti ve şekli de farklılık gösterir. Örneğin, bir nöbet geçiren hastanın ağzından köpükler gelirken, diğer bir hastanın ise yalnızca kollarında istemsiz kasılmalar meydana gelebilir. Hatta kimi hastalarda yalnızca duygusal açıdan ani değişimler yaşamak şeklinde de kriz ortaya çıkabilir.Epilepsi hastalığına sahip olduğu düşünülen hastalara mutlaka beyin MR’ı ve ya beyin tomografisi çekilir ve hastanın tanısı bu kontrollerin neticesinde netlik kazanır.Epilepsi nöbetinin yaklaşık 30’dan fazla çeşidi ve buna bağlı olarakta 100’ün üzerinde belirtisi bulunmaktadır.Genel olarak, bilinç kaybı yaşıyorsanız, vücudunuzda özellikle kol ve ellerinizde istemsiz kasılmalarınız varsa, ışık patlamaları, aşırı düzeyde baş dönmeleri ve vücudunuzun çeşitli bölgelerinde karıncalanmalar yaşıyorsanız bunlar genele yayılan epilepsi belirtileridir ve mutlaka bir doktora başvurmalısınız.Epilepsi hastalığının asıl sebebi beyindeki sinir hücreleri arasındaki iletişim bozukluğudur. Bunun haricinde ise genetik faktörler, kafa travmaları, bulaşıcı hastalıklar, doğum öncesi rahatsızlıklar, gelişime bağlı bozukluklar da epilepsiyi ortaya çıkaran sebepler arasındadır.Epilepsi krizlerinin sıklığı ve geliş zamanı kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Ancak yapılan araştırmalar sonucunda, kişilerin dikkatlerinin dağınık olduğu ve yorgun oldukları zamanlarda kriz geçirmeye daha yatkın oldukları fark edilmiştir.Yorgunluk dışında görülen hastalığın diğer tetikleyicileri ise; uyku eksikliği, stres, yetersiz ve düzensiz beslenme, aşırı alkol tüketimi, uyarıcı ve uyuşturucu madde kullanımı, düşük kan şekeri, aşırı gürültülü sesli yani fazlaca uyaran bulunan ortamlar, ateşli hastalıklardır.Nöbet geçiren kişiye nasıl davranmalısınız?Nöbetin ne zaman geleceği belli değildir. Ancak nöbet geçiren birinin yanındaysanız hastanın nöbeti sona erene kadar yanında bekleyin. Hastanın bilinci yerinde değilse bilinci yerine gelene kadar bekleyin.Krizler sırasında nöbetin süresi önemlidir. Eğer hastanız 5 dakikadan uzun süredir nöbet geçiriyorsa mutlaka ambulansı arayın!Hasta yakını olarak sakin kalmaya ve hastanız için en uygun ortamı oluşturmaya özen gösterin.Nöbet sırasında hasta nefesini tutabilir. Bu sebeple hastaya rahat nefes alabileceği bir ortam yaratın.İstemsiz kasılmalar sırasında hasta bilinci yerinde olmadığı için kendine zarar verebilir. Bunu önlemek adına önlemler alın.En önemli noktalardan biri de nöbet geçiren hastanın hareketlerini engellemeyin. Bu hastanın kriz süresini kısaltmayacağı gibi ona zarar verecektir.Hasta nöbet sırasında dişlerini sıkıyorsa açmaya çalışmayın. Ağız yolu ile su veya başka bir şey vermeyin. Bu hastanın nefes alışını daha da zorlaştıracaktır.

Devamını Oku
Avantajlarıyla İkiz Bebek Bakımı

Avantajlarıyla İkiz Bebek Bakımı

İkiz bebek beklediğinizi duyduğunuzda yaşayacağınız sevinç, ikiz bebek bakımının zorluğundan dolayı yerini endişe ve korkuya bırakabilir. Fakat aynı anda iki bebeği dünyaya getirmenin doğanın bir mucizesi olduğunu hatırlayıp, olumlu yönlerini aklınıza getirmelisiniz. İkiz bebek sahibi olmanın öyle çok avantajı var ki…1. Kronik Rahatsızlıklardan Haftalarca Uzak KalmaGebeliğin hormonal değişimi (ikiz gebelikte yoğunlaşmıştır), genellikle gebelik öncesi hayatınızın günlük fiziksel kusurlarını en aza indirir vaya hafifletir. Alerji, eklem rahatsızlıkları gibi.2. Bir Doğum Operasyonu; İki BebekTek bir gebelik geçirerek, bir kez doğum sancısı çekerek iki bebeğe sahip olursunuz. Birçok  kadın için bu durum, en büyük avantajlardan biridir.3. Yaşıt Çocukları Büyütmenin KolaylığıFarklı yaşlardan iki çocuğu yetiştirmek bazen zor olabilir. Bir tanesi yürümeye başlarken diğeri bebektir. Biri gençken, diğeri hâlâ bir çocuktur. Farklı aşamalardaki çocukların ihtiyaçları farklıdır ve onların ihtiyaçlarını karşılamak bazen zor olabilir. İkizler, ebeveynler için çocuk büyütmeyi daha kolay hale getiren aynı gelişim aşamalarını geçirir.4. Birlikte Büyümenin Güzelliğiİkizleriniz olduğunda birlikte büyüyecekler ve her zaman ikizlerinizin bir arkadaşı  ve aynı yaşta bir kardeşi olacak. Bu durum her iki  çocuğunuz için de büyük olumluluklar yaratır. Büyürken kendilerini asla yalnız hissetmezler.5. Paylaşmayı Öğrenmekİkizler, oyuncaklardan ebeveynlerinin dikkatlerine kadar her şeyi paylaşmak zorunda kalırlar. Paylaşmayı öğrenmek önemli bir hayat dersidir ve bu yüzden ikizler hayata çok erken başlar.6. Benzer Ama BenzersizTek yumurta ikizleriniz olsa bileonların tam olarak aynı olmadıklarını göreceksiniz. İkiz sahibi ebeveynler için, ikizlerinin ne kadar benzer ancak ne kadar farklı ve benzersiz olduğunu izlemek paha biçilemez bir deneyimdir.7. İkiz Kardeşlerin İlişkileri Çok Özeldirİlk deneyimlerini daima beraber yaşayacaklardır. Oyun parkına gitmek, hayvanat bahçesini ziyaret etmek ve okula başlamak gibi… Okulun ilk günü birbirlerine destek olacak ve kendilerini daha güçlü hissedeceklerdir.8. Daha Rahat Uykuİkiz bebek ve çocuklar, geceleri bir odada yalnız yatmadıkları için daha güvende hisseder ve diğer çocuk ve bebeklere nazaran çok daha sakin bir uyku sürerler.9. İkizlere Sahip Ebeveyn PrestijiHiç şüphe yok ki ikizlerin ebeveyni olma duygusu çok özeldir. Zaten ikizler tek çocuklardan daha nadirdir. Ayrıca ikiz bebek bakımı sürecinde neler yaptığınızı anlayabilen diğer ebeveynlerden çok fazla saygı görürsünüz.İkiz bebek bakıcısına ihtiyaç mı duyuyorsunuz ?Bu tatlı ve yorucu süreçte, profesyonel ikiz bebek bakıcısı hizmetine ihtiyacınız olduğunda Kalite İnsan Kaynakları her zaman yanınızda…

Devamını Oku
Yaşlı Sevdiklerimizin Fiziksel Bakımları İçin Neler Yapabiliriz?

Yaşlı Sevdiklerimizin Fiziksel Bakımları İçin Neler Yapabiliriz?

Ne yazık ki ailemizde yada etrafımızda sevdiğimiz ve değer verdiğimiz büyüklerimiz, zaman içinde yaşlanarak yardıma ihtiyaç duyar hale geliyorlar. Bir gün bizim de geleceğimiz gibi…Onların hayatlarının geri kalan kısmını sağlıklı, mutlu ve güvende geçirmeleri için bizlere oldukça fazla görev ve sorumluluk düşüyor. Eğer siz de böyle bir durumdaysanız paniğe kapılmayın ve soğukkanlı düşünmeye çalışın. Öncelikli olarak yapmanız gerekenleri aşağıda sıraladık.1) Plan YapınBir çok çocuk sonunda ailelerine bakmak yada bakım hizmeti almak zorunda kalabilir. Durumun, son dakika acil haline gelmeden önce ön planda tutulması (örneğin, ani hastalık veya yaralanma ) bazı sorunların çözümüne yardımcı olabilir.Eğer yaşlı hastanız kendi evinde yaşamını sürdürüyorsa, evlerini onlar için güvenli hale getirmelisiniz. İlaçlarını zamanında alıp almadıklarını kontrol edip, evlerine duman dedektörü, hırsız ve yangım alarmı gibi güvenliği sağlayıcı cihazlar yerleştirmelisiniz. Evde kayan halı ve kilimler de yaşlı sevdiklerimiz için ciddi tehlike oluşturmaktadır.2) Onları Aktif TutunEgzersiz, yaşlı insanların hastalıktan korunmasına yardımcı olabilir ve işlevsel yaşlarını 10 ila 15 yıl arttırabilir. Bakım ihtiyacını geciktirebilir ve onları uzun süre hastalıktan uzak tutabilir.Yaşlıların haftada beş kez orta yoğunlukta 30 dakika aktivite (koşu, yüzme, yürüme, bisiklet vs.) yapmaları önerilir. Kalp atış hızının önemli derecede yükseldiği ve solunumun daha ağır olduğu yerlerde daha yoğun faaliyetlerde bulunanların haftanın üç günü, günde en az 20 dakika egzersiz yapmaları gerekir. Kilo verme egzersizleri ardışık olmayan günlerde haftada iki veya üç kez yapılmalıdır. Ayrıca, esneklik için her gün en az 10 dakika boyunca egzersiz yapmalıdırlar.3) Onlara Göz Kulak OlunFiziksel ve zihinsel sağlığına göz kulak olun. Eğer ağrısı ya da tıbbi sorunları varsa, onları bir doktora götürün. Ağrılar / tıbbi sorunlar yeterince ağır ise hemen hastaneye başvurun.Zayıflık, ekstra unutkanlık, yön eksikliği veya diğer dengesizlik belirtileri için yaşlı yakınınızı izleyin. Zihinsel sağlık genellikle göz ardı edilir, ancak yaşlı bir insanın bakımının önemli bir parçasıdır. İlgisizlik, huzursuzluk, derin üzüntü yada öfke duygusu gibi depresyon belirtileri için hastanıza göz kulak olun. Bu yaşlılar için çok zor bir zaman olabilir, bu nedenle zihinsel ve fiziksel sağlığını izlemeyi ihmal etmeyin.4) Beslenmesine Önem VerinÇoğu zaman yaşlılar, özellikle de depresyondaysa, beslenmeye ilgilerini  yitirirler ve bu durum sağlıkları için büyük tehdit oluşturur. Yeme-içme düzenlerine büyük bir özen gösterin.5) Eczacısıyla KonuşunYaşlılara farklı doktorlar tarafından farklı ilaçlar verilebilir. Dolayısıyla sevdiğiniz kişinin aldığı tüm ilaçları yalnızca eczacılar bilecektir. Olası yan etkiler ve etkileşimler konusunda yaşlı yakınınızın eczacısıyla mutlaka iletişim halinde olun.6) Hukuki Konuları Gözden GeçirinVekaletname, vasiyet ve bakım ile ilgili hukuki süreçlerle ilgilenin ve gerekli olan belgeleri bir an önce edinin. Bu evraklar acil durumlarda size fazlasıyla gerekli olacaktır.7) Profesyonel Bakıcı Yardımı AlınBazen koşullar evdeki yaşlılarla ilgilenmek için imkansız veya güvensiz olabilir ve bu sizin hatanız değil.Yaşlı yakınınıza yardım etmesi için  evde bir bakıcı düşünün. Bu sevdiklerinize bakmanın fiziksel zorluklarını çözecektir. Evde bakıcı, kişinin ihtiyaç duyduğu her şeyi yapmasına yardımcı olur ve aile üyelerinin yükünü hafifletir. Yaşlıları evlerinde tutarak bazı bağımsızlıklarını sürdürmelerine yardımcı olur.

Devamını Oku
Alzheimer Hastalığını Önlemek için Neler Yapılmalı?

Alzheimer Hastalığını Önlemek için Neler Yapılmalı?

Alzheimer Hastalığı, yaşlandıkça çoğumuzun en büyük endişelerinden biri haline gelir. Bu hastalığı ortadan kaldıracak tedavi yöntemi henüz bulunmamış olsa da elbette ki sağlığınız için yapabileceğiniz bir çok şey var.Yapılan araştırmalar, basit ama etkili bir yaşam tarzı değişikliği ile Alzheimer riskinin azaltılabileceğini gösteriyor. Beyniniz, sağlıklı bir yaşam tarzına liderlik ederek Alzheimer hastalığının belirtilerini önleyebilir, bozulma sürecini yavaşlatabilir.İşte Alzheimer hastalığından uzak durmanın ya da onu geciktirmenin yolları…Amerika’da yaşlılar üzerinde yapılan bir gözlemde, bol miktarda sebze ve meyve tüketen kişilerin, Alzheimer’a yakalanma ihtimallerinin tüketmeyenlere göre, 9 ila 10 yıl arası geciktiği saptanmıştır.İngilizce’ de “berry” olarak geçen çilek, kiraz, dut gibi meyveler hafıza bozukluğuyla savaşmaktadır. Her gün bol miktarda bu meyvelerden tüketin.Somon, uskumru ve orkinos tüketin. Bu balıkların hepsi omega-3 yağ asitleri açısından zengindir.Yapılan çalışmalarda Akdeniz tarzı diyetlere en çok uyan hastaların, bu diyeti izlemeyenlere göre Alzheimer insidansının daha düşük olduğu tespit edildi. Zeytinyağı ve salatayı mutfağınızdan eksik etmeyin.Karbonhidrat alımınızı günde 400 kaloriye kadar kısıtlayın ve kilonuzu dengede tutun.Tansiyonunuzu kontrol edin. Hipertansiyon, Alzheimer hastalığının artış riski ile ilişkilidir.Sigarayı mutlaka bırakın ve her gün 20 dakika veya daha fazla egzersiz yapın.Sevdiklerinizle ve dostlarınızla dafa fazla vakit geçirin. Bulgular aktif bir sosyal yaşamın ve güçlü bir arkadaş ağının, ilerleyen yaşlarda Alzheimer’i önlemeye yardımcı olabileceğini gösteriyor.Ve son olarak… Gülmek her derde devadır. Gülmeyi hiçbir zaman unutmayın…Alzheimer Hasta BakımıAlzheimer hastası yakınlarınız için Alzheimer Hasta Bakımı sürecinin sabır ve dikkat gerektirdiğini unutmayın. Alzheimer hasta bakıcısı bu konuda deneyimli ve profesyonel ise hastanız çok daha güvenli ve kaliteli bir şekilde hayatını sürdürebilir.

Devamını Oku
Çocuklarda Diş Fırçalama Eğitimi

Çocuklarda Diş Fırçalama Eğitimi

Anneler bebekleri 6-8 aylıkken, bebeklerinin diş temizliğine başlamalıdır. Bir bezi veya uygun bir mendili nemlendirerek dişlerin çiğneme yüzeyinin temiz tutulması gerekiyor. Bu konuda bilgilendirilmiş annelerimiz bu sorumluluğu titizlikle ve düzenli bir biçimde yerine getiriyor. Ancak çocuklarınız büyümeye başladıkça bu sorumluluk kendilerine geçiyor ve diş fırçalama konusu bir kabusa dönmeye başlıyor. Bu dönemi daha rahat geçirebilmeniz adına sizler için birkaç önerimiz var.Öncelikle Siz FırçalayınÇocukların tanıklık etmesi en iyi ikna yöntemidir. Fırçalamasını söylemek yerine örnek olmalısınız Sizden görmesi, yapması gerekilen bir iş olduğunu anlamasını sağlayacaktır. Fırçalama saati gibi terimler üreterek de aklında bir yer edinebilirsiniz.BigilendirinOnlara diş sağlığı, çürük ve çürüğün etkilerini  anlatın. Diş fırçalamanın ne şekilde çürüğün önüne geçtiğinden bahsedin. Çok sevdiği yapışkan şeker ve çikolataları yedirebilir, dişlerinde nasıl kalıntı bıraktığını gösterebilirsiniz. Sonrasında tabii ki fırçalatıp nasıl  dişlerinin kahramanı olduğunu kendisinin görmesini sağlayın.Unutmayın görmek onları herzaman daha fazla ikna edecektir.Diş Fıçasını ve Macununu Ona SeçtirinOnun seveceği, kullanırken kendine ait hissedeceği diş macunu ve diş fırçası alışverişine çıkın. Severek kullanabileceği bir sürü model alabilirsiniz. Kontrolü ona hissettirmeden elinizde tutmanız sıkılmamasını sağlayacaktır. Onu dişlerine uygun büyüklükte ve uygun yumuşalıkta fırçalara yönlendirin.Diş Fırçalamayı Aktivite Haline GetirinKeyifli anlar yaşayın. Bunu yalnız çocuklarınız değil sizde seveceksiniz. Dişlerinizi ailecek fırçalayabilirsiniz. O sizinkini, siz onunkini fırçalayabilirsiniz. Arkadaşlarıyla buluşma zamanlarında mutlaka fırçanız yanınızda olsun. Arkadaşlarıyla beraber fırçalamak ona çok daha iyi hissettirecektir.Ve düzenli diş hekimi ziyaretlerini unutmayın. Çocuğunuzun ağız ve diş sağlığı gelişiminde yönlendirici ve eğlenceli çözümler üreteceklerine eminiz.

Devamını Oku
Soluduğun Havaya Dikkat Et, Akciğerini Koru !

Soluduğun Havaya Dikkat Et, Akciğerini Koru !

17 KASIM DÜNYA AKCİĞER KANSERİ GÜNÜDünyada hayati tehlikeye en fazla yol açan kanser türü! Akciğer kanseri.Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre akciğer kanseri; tüm dünyada kanser türleri arasında, erkeklerde en sık  ölüme sebep olan birinci, kadınlarda ise ikinci kanser türüdür. Tüm dünyada her yıl yaklaşık 1,5 milyon insanın ölümüne neden olan bu hastalığa yakalanmak ne yazık ki nefes alıp vermek kadar kolay. Akciğer Kanseri sebep ve belirtilerini öğrenin, soluduğunuz havaya dikkat edin, kendinizi koruyun.SigaraSigara dumanı solumaHava kirliliğiKimyasal gazlarKalıtımsalBazı akciğer hastalıklarıBU BELİRTİLER AKCİĞER KANSERİNİ İŞARET EDEBİLİR !Sürekli nefes darlığı, hırıltılı nefes almaSürekli ve giderek kötüleşen öksürükKanlı balgamİştah kaybı ve zayıflamaGöğüs ağrısıSes kısıklığıYutma güçlüğü

Devamını Oku
Yaşlılarda Beslenme

Yaşlılarda Beslenme

Orta yaş ve üzeri dönemlerde yeterli ve dengeli beslenerek sağlığınızı koruyabilir, iyileştirebilir, yaşam kalitenizi arttırabilirsiniz. Hayatınıza birkaç altın madde katarak daha sağlıklı ve rahat bir yaşam sürebilirsiniz.1) Besin Çeşitliliği ve Öğün Düzeninize Dikkat EdinizKendinize günlük en az 3 öğün kuralı koyunuz. Bu öğünlerde besin değeri birbirinden farklı yiyecek ve içecekleri tercih ediniz. Karbonhidrat, vitamin, yağ, su ve posa bulunduran besinleri yaşınıza, vücut kitlenize ve varsa perhizinize uygun olacak miktarlarda tüketiniz.2) İdeal Vücut Ağırlığı ve Kas Kitlenizi KoruyunuzKişi yaşlandıkça gücü,  ağırlığı ve fiziksel aktivitelerinde azalma görülür. Hareketsiz kalınan bu dönemde şişmanlık yakın bir ihtimaldir ve şeker, kalp, kanser gibi hastalıkları beraberinde getirir. Bu dönemde olabildiğince günlük hareket ve enerji tüketiminizi dengeleyerek, ideal vücut ağırlığınızı korumalısınız. Unutulmamalıdır ki; yaşlılıkta kilo alımı kadar hızlı kilo verilmesi de risklidir. Oluşan ani kilo alım ve veriminde mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.3) Besinler Sağlıklı Şartlara Uyum SağlamalıdırYaşlanma ile kişinin bağışıklık sisteminde düşüş görülür. Çürük, beklemiş, bozuk ve hatta iyi pişmemiş yemekler dahi kişinin bakteri kapmasına, zehirlenmesine neden olabilir. Bu dönemde yaşlı yakınının, yaşlının kendisinin veya yaşlı bakıcısının gıda ve servisinin temizliğine dikkat etmesi büyük önem taşımaktadır.4) Sebze ve Meyve Tüketimini ArttırınızVitamin ve mineral  bakımından zengin olan sebze ve meyvelerin kişiyi kalp hastalığı, kanser,  şeker, tansiyon ve göz hastalıklarından korumada güçlü etkileri olduğu biliniyor. Burada yine besinlerin perhiz ve vücut ihtiyacına uygun tüketilmesi gereklidir. Meyve ve sebzelerin çiğneyerek veya hafif pişirilerek tüketilmesini öneririz.5) Doymuş Yağ Tüketimine DikkatBitkisel yağlar dışındaki margarin, kuyruk yağı gibi yağlar doymuş yağ kategorisine girer. Bu yağların tüketimi kandaki kolesterol düzeyinin artmasına, kalp ve damar hastalıklarının oluşumu veya ilerlemesine neden olur. Bu konuda yemek yerken gereksiz yağ tüketimini azaltmak, yağlı besinlerden uzak durmak gibi önlemler alabilirsiniz.6) Tuz ve Şeker TüketmeyinVücut tuz ve şekere olan ihtiyacını bitkisel ve özellikle hayvansal kaynaklı besinlerden karşılayabilir. Halk arasındaki yanlış inançla tuz ve şekere sarılmayınız. Gereksiz tuz tüketimi kalp hastalıkları, hipertansiyon ve osteoporoza neden olabilmektedir.Yaşlı bakıcısı veya yaşlı yakınlarının dikkat etmesi gereken bir konu; yaşlılar duyu kaybı nedeniyle daha tuzlu ve daha şekeri yiyecekleri tercih eder. Bu konuda yapılan bilinçli hareketlerle şişmanlık, şeker, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riski azaltılabilir.

Devamını Oku
1 2 ... 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33
Bakıcı Talebi

Size En Uygun
Bakıcıyı Birlikte
Bulalım

İhtiyaçlarınızı bizimle paylaşın, size özel en uygun adayları kısa sürede sunalım.

Hemen Ara Randevu Al